BİLİCİ DEN BAŞKANA GÖNDERME

17 Temmuz 2020 Cuma, 10:56

 

Kemerin  parti parti gezip sonunda DSP den seçilerek Kemer Belediye Başkanı olan Necati Topaloğlu her geçen gün erimeye devam ediyor. Kemerde loya olan Başkan seçildiği günden bu yana desteğini büyük ölçüde kaybetmiş durumda .Bunun ilkini  Hocaya yaşatan BİLİCİ nin istifasının ardında durumu toparlayamayan Topaloğlu her geçen gün halk gözünde erimeye devam ediyor.

Kamu oyunda büyük yankı yaratan Küçük altın olayı ,  Oğlunun yat alması hocaya duyulan güveni azaltmış durumda .

Son günlerde ise Kemerli iş insanları ile girdiği seviyesiz dialoglar hocanın gerçek yüzünü ortaya koymuş durumda.

Almışsan almışım ..

Muhittin Böcek te aldı  diyecek kadar küçülen bir Belediye Başkanının BAİA OTEL den aldığı araç  hakkında iddialar günden güne artarak devam ediyor.

Durum böyle iken Topaloğluna en büyük desteği veren ve onun seçimi kazanmasında en çok desteği olan Kemerin usta siyasetçisi Muhterem Bilici önceki gün bizim yaptığımız bir habere yorum yaparak düşüncelerini açıkladı.

İŞTE O PAYLAŞIM

 “Mustafa Bilici  Şafak Barbaros şafak bey Mehmet emin mintayı hatırladığın için teşekkür ederim.Minta Kemerin ilk kurucu başkanıdır 8 yıl belediye bşk yaptı adam gibi adamdı ruhu şad olsun benimde ustamdır bunlarla onu kıyasladığımda hiç ilgisi yok istişare yapmadan hiç bir konuda diretmezdi şimdiki ler seçimde bizleri çok dinliyorlar seçildikten sonra atı alan Üsküdar’ı geçip gidiyor maalesef bu böyle.”dedi.

Bilindiği gibi Hoca  ya büyük destek veren bir siyasetçinin bu şekilde düşünmesini gerektiren olayların büyüklüğünü gelin siz tahmin edin…

BİZ HOCAYI İZLEMEYE DEVAM EDİYORUZ SİZDE BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN…

Kemer Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Bilici, Necati Topaloğlu ile siyasi yol arkadaşlığını, seçimlerden sonra yaşanan tartışmaları ve görüş ayrılıklarını, yaşadığı şok ayrıntıları, Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılışını, duygu ve düşüncelerini  paylaştı.

Bugünlerde belediyede oldukça hareketler günler yaşandı. Belediye başkan yardımcıları görevlerinden ayrıldı. Müdürler yerinden oynadı.
En başa dönmek istiyorum, bizim gördüğümüz ilk görüntünüzden başlayarak bir soru soracağım. Topaloğlu, siz ve Turhan Anatürk’ü 2015-2016’dan itibaren Kemer’deki bir takım etkinliklerde birlikte görmeye başladık. Bir siyasi yol arkadaşlığının veya yeni bir oluşumun başlayacağını hissettik. Daha sonra seçim dönemine gelindi ve aday olundu.
Necati Topaloğlu ile yol arkadaşlığınız nasıl başladı?

TOPALOĞLU’NUN ÜMİTSİZLİĞE KAPILDIĞI ANLARDA YANINDAYDIM
Bilici; Necati Topaloğlu ve Turhan Anatürk ile düğün salonunda olsun açılışlarda olsun sık sık bir araya geldik. Ama ileriye dönük bir siyasi plan yoktu. Seçim yaklaştığında Necati Topaloğlu adaydı, önce CHP’den aday adayı oldu. CHP adaylığı kabul etmedi. Tekrar gitti Ak Parti’den aday oldu. Ak Parti söz vermişti ama Ak Parti’de Kemer’i Cumhur İttifakı’ndan dolayı MHP’ye verdiği için Necati Topaloğlu oradan da aday olamadı. Çok büyük bir kırılma noktası yaşadı. O haberi aldığında ben yanındaydım, morali çok bozuktu.

TOPALOĞLU CHP VEYA AK PARTİ’DEN ADAY OLSA BEN ÇEKİLECEKTİM
Topaloğlu Ak Parti’den veya CHP’den aday olsaydı ben siyasette yoktum. Kesinlikle meclis üyesi falan değildim ben çekiliyordum. Necati Topaoğlu’na destek de verecektim. Böyle bir sözüm vardı. Ama birebir yanında olmayacaktım. Meclis üyesi olmayacaktım ama oyumu verecektim. Niyetim buydu öyle konuşmuştum.

TOPALOĞLU ADAY OLMAMAYI DÜŞÜNDÜ, ARKADAŞLAR BANA “DEVAM ETMEYE MECBURSUN” DİYE ISRAR ETTİ
Boşa düşünce Necati Topaloğlu aday olmamayı düşündü. O an yanında olan arkadaşlar benim koluma girdi. Sen siyaseti devam ettirmeye şu an mecbursun dediler. Çünkü Necati Topaloğlu yalnız kaldı. Koluna gireceksin, sen de bu işin için de olacaksın dediler. Bu yola devam edeceğiz Kemer için dediler. Ben o anki ısrarı kırmadım kabul ettim ve grup toplantıları yaptık. O anki parti kurmaylarıyla, tecrübeli arkadaşlarla.

DEMOKRAT PARTİ ADAY ADAYLIĞI SİYASİ ENTRİKALARA KURBAN GİDEBİLİRDİ
Önce Demokrat Parti’den adaylığı söz konusu oldu ve bu konuda da mutabakata da varıldı. Ama benim aklıma son anda bir şey geldi. Demokrat Parti’nin Genel Başkanı Gültekin Uysal, bir önceki seçimde İyi Parti listesinden milletvekili oldu ve tekrar partisinin başına geçti. O günlerde de CHP ile İyi Parti, Millet İttifakı adı altında birleşti Mahalli seçimlere öyle giriyorlardı. Ben dedim ki şimdi oradan aday oluruz, Kemer CHP adayı Ankara’ya gider, iki milletvekili ile Kılıçdaroğlu’nu ziyaret eder. Kılıçdaroğlu Meral Akşener’i arar, Meral Akşener de Gültekin Uysal’ı arar, Kemer adaylığı yine boşa düşebilir. Böyle bir tehlike sezinledim. Kendi evimde hemen bir toplantı düzenledim. Çağırdım arkadaşları ve bu düşüncemi anlattım herkes doğru buldu. Akabinde Necati Topaloğlu’nu Demokratik Sol Parti’den aday etmeye karar verdik arkadaşlarla, direk Ankara’ya gittik.

DSP’DAN ADAYLIĞIMIZI PARTİNİN İNTERNET SAYFASINDA YAYINLATIP KEMER’E DÖNDÜK
Bilici; Tekrar ters köşe olması yüzde 99’du ve sonradan aldığımız duyumlara göre de öyle olacakmış. Ankara’ya gittik DSP’nin genel başkanı ile görüştük. Aynı gün adaylığını kabul ettirerek DSP’nin sayfasında da yayınlattık döndük. Çalışmalarımıza başladık. Liste yapılırken bir daha Ankara’ya gittik ve seçime girdik. Seçimde çok yoğun bir çalışma yaptık. Necati Topaloğlu ile en fazla gezen evleri ziyaret eden bendim. Güzel bir çalışma yaptık. Seçimi çok farkla olmasa da 1500 farkla kazandık. Ondan sonra görevimize hayırlısı ile başladık.

ÇOK SÖZLER VERMİŞTİK, TOPALOĞLU’NDAN BAŞKAN YARDIMCILIĞINI İSTEDİM, SAĞOLSUN VERDİ
Bilici; 31 Martta seçim bitti mazbatalarımızı aldık görevimize başladık. Kendilerinden başkan yardımcılığı görevini istedim. Nedeni ise 31 Mart hakikaten çok riskli bir seçimdi çok sözler verdik. Ben siyasette çok uzun bir dönem geçirdim. 33 yıl oldu.. 5 dönem belediye meclis üyeliği, 2 dönem il genel meclis üyeliği yaptım. Bunun dışında ilçe başkanlıkları yaptım, Sivil Toplum Örgütlerinde görevler aldım. Bu 33 yıllık siyasi bilgi ve birikimimi halka yansıtmak için iyi bir hizmet yapmak için başkan yardımcılığına talip oldum o da sağ olsun bizi kırmadı. 16 Nisan 2019 tarihinde bana görevi tebliğ etti. Ben de 17 Nisan’da görevime başladım.

KEMER’İN EN BÜYÜK KONUSU PAZARYERİYDİ, İLK KAVGA DA O KONUDA ÇIKTI

Bilici; Tabii ki, o günlerde Kemer’in en büyük konusu esasen büyük değil ama halkın gözünde öyleydi, biz de Salı Pazarını yerini eski yerine indirmeye söz vermiştik… Başkan bir komisyon kurdu ve komisyon başkanlığını bana verdi. İki tane meclis üyesini yanıma arkadaş verdi. Komisyonda Kemer Emniyet Müdürlüğü’nden bir kişi, Sağlık Müdürlüğü’nden bir kişi, zabıta, Kemer Esnaf Odası, ATSO temsilcisi bir komisyon oluşturduk. Toplantı yaptık, ben de pazarın aşağıya inmesini istiyordum, o günlerde yaptığım bir araştırmada baktım ki Ahmet Çavuş Caddesi’ndeki şimdiki hala pazar yerinde insanlar oraya para yatırmış yılbaşından sonra.. Örneğin 16 numaraya para yatırmış. Makbuzda diyor ki, Ahmet Çavuş Caddesi 16 numara yazıyor. Kişi orada müktesep hak kazanmış oluyor. Arkadaşlar bunu ben de istiyordum ama bunu şu an indirmek yanlış bu işi yıl sonunda indirelim aşağıya dedim. Bu sene burada olsun. Ama maalesef meclis üyesi arkadaşlarımız başkan da dahil kabul etmedi. Aşağıya inecek dediler. Söz konusu komisyonla toplantı yaptım. Komisyon üyelerinin iki meclis üyesi arkadaşlarım hariç tamamı yerinde kalmasını istedi. Oda temsilcileri de, müdürlük temsilcileri de.. Başkana bunu ilettim. Ama maalesef anlatamadım. Çok tartıştık.

BEN MECLİS ÜYELERİYLE KAVGA EDERKEN BAŞKAN “ARKA KAPIDAN KAÇ” DİYE FISILDADI

Bilici; Orada meclis üyesi arkadaşların biriyle tartıştık. Kötü sözler konuşuldu. Üzüldüm ama bunun dışarı yansımasını da istemedim. Sonra başkan bizimle bir toplantı yaptı. Bilhassa pazar yeri konuşuldu. Pazar konuşulurken yine kavga çıktı. Başkan kavga anında bana eğildi Mustafa bey şu arka kapıdan kaç diyor. Bir belediye başkanı arka kapıdan kaç der mi? Bir belediye başkanı böyle bir kavgada arkadaşaların sesini kesmesi, lütfen kırıgınlığa, dargınlığı gerek yok demesi lazım. Ama maalesef başkan bizi 3 ay pazarla uğraştırdı. 3 ay birbirimizi yedirdi.

Sonra İdari mahkeme kararını verdi, yürütmeyi durdurdu. Tekrar pazar eski yerinde açıldı. Bundan sonra tabii ki, görevlerimize devam ettik. Stadyumun yanına asfalt yaptık hızlandırdık. Kındıldaki çay bahçesini yaptık. Günlük işlerimizi gördük, ben işime yoğunlaştım, çalıştık.

Yanlış anlama olmasın, siz diğer meclis üyeleriyle tartışırken, kavga ederken Başkan topaloğlu size “arka kapıdan kaç” diyor değil mi? Siz hangi meclis üyeleriyle tartışıyorsunuz?

Bilici; Meclis üyeriyle tartışıyorum.

İsmail Aka, Emin Gül, Ferhan Fidan hangisi?

Bilici; İsmail Aka esas, (Topaloğlu) arka kapıdan kaç diyor bana, bir belediye başkanı bunu yapar mı? İlk tartışmada da İsmail Aka, tabii son toplantıda hepsi bana saldırdı.

Arka kapıdan kaç meselesinde Ferhan Fidan da mı vardı?

Bilici; O gün Ferhan Fidan da vardı. O gün Ferhan da sertti.

“Durup dururken personel yetkilerimi alıp, 7 gün sonra itiraz edince anında geri verdi. Böyle idarecilik olur mu? Dik duran adam bu yetkileri geri vermez.”

“Beni pazarların başına getirdi, tezgah paraları dert oldu. Müdüre benim yanımda talimat veriyor 15 TL olacak diye, ben arkamı dönünce değiştiriyor. Beni bürokrata yenik düşürüyor ”

“Seçimden önce Göynük’te beni uyardılar. ‘Dik durmaz, yalpalar, seni ortada koyar’ dediler. Şu anda o arkadaşların dediklerini birebir yaşıyorum.”

“Seçimde biz başkanla gezerken söz verilecek olan konularda ‘Hacı söz versin’ dedi, ‘Mustafa bey hacıdır, söz versin’ dedi. Biz temelli söz verdik yapılacak olan işleri, çok söz verdiğimiz, taahhüt ettiğimiz için de ben ondan başkan yardımcılığını bizzat istedim. Bir gün önceki tartışmamızda benim ağzımdan onu rahatsız bir kelime çıktığı an, sen hacısın sana bu yakışıyor mu diyor. Söz verirken iyi hacıyım ben, derdimi söylediğimde kötü hacıyım. Böyle şey olur mu?”

“22 Ağustos’ta ipler koptu. İstifa dilekçemi verdim. Başkan diyor ki, Bilici’yi görevden aldım. Eğer başkan bir dava arkadaşı olsa, iyi bir dava arkadaşı olsa, siyaseti bilen biri olsa, minnet duygulu bir adam olsa ben görevden aldım demez . Senin görevden aldığım dediğin adam, sen düştüğünde senin koluna giren adam. Seçimde yanındaki bir numaralı adam. Gece gündüz koşan adam. Bir adam arkadaşını görevden aldım demez. Politikayı biliyorsan kendi bıraktı gitti bari de, siyaseti de bilmiyor bir kere minnet duygusu diye hiçbirşeyi yok. Acımasız bir kişi, böyle bir siyasetçiyle böyle bir yola girdim ben çok pişmanım.”

“Önümüzdeki hafta Antalya Büyükşehir Meclis Toplantısı var. Ben orada Necati Başkanla aynı sırada oturmayı kendimce uygun görmediğim için DSP’den de istifa ettim.”

“Ama beni en çok üzen konu şudur ki yine Kemer halkına, Kemerimize hizmet etmekten beni mahrum ettiler.”