Hoşgeldiniz  

Halkkart skandalı davası görüldü

SEMİH KÖKEN | 15 Mayıs 2015 | Antalya Haber, Kemer Güncel, Siyaset A- A+

Halkkart skandalı davası görüldü

Antalya’da CHP’nin dördüncü sıradaki milletvekili adayı eski Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın, bürokratların ve sistemi işleten A-Kent’in sahiplerinin 17 yıla varan hapis cezaları istemiyle yargılandığı Halkkart skandalı davası, 22 Ekim’e ertelendi.

Antalya’da CHP’nin dördüncü sıradaki milletvekili adayı eski Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın, bürokratların ve sistemi işleten A-Kent’in sahiplerinin 17 yıla varan hapis cezaları istemiyle yargılandığı Halkkart skandalı davası, 22 Ekim’e ertelendi

2 iptale rağmen Antalyalıyı Halkkart’a mecbur eden, önce paralı binişi yasaklayıp tepki üzerine nakit ulaşım ücretini 2 buçuk liraya çıkaran, “Aramızda hukuksal bağımız yok ama duygusal bağımız var” diyen CHP’li eski başkan Akaydın, Halkkart yolsuzluğu davasında 2 Ekim 2015 günü 17 yıl hapis istemiyle hakim karşısına çıkacak. Akaydın’ın da aralarında bulunduğu 24 sanığın ihaleye fesat karıştırma, irtikap ve edimin ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla Antalya 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı toplu taşıma araçlarında kartlı ulaşımla ilgili davanın duruşması yapıldı. Mahkeme iddianamenin konusunu oluşturan ihaleye fesat karıştırmak, edinim ifasına fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik ve irtikap suçları yönünden A-Kent Ödeme Teknolojileri A.Ş.’nin kazandığı ihaleyle ilgili teknik bilirkişiden rapor istenmesine karar verdi. Bu rapor alındıktan sonra ise ayrıca Sayıştay’dan emekli 2 hesap uzmanı ile Danıştay ya da üniversiteden 3 kişilik bilirkişi heyetinden de ikinci bir rapor alınmasına karar verdi. Mahkeme, kartların okutulduğu validatörlerle ilgili belgelerin de incelenmek üzere Ankara’ya gönderilerek teknik bilirkişilerden ayrı ayrı rapor istenmesine karar verdi. Davanın duruşması 22 Ekim tarihine ertelendi.

Antkart’ı iptal etmişti

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li eski başkanı Mustafa Akaydın dahil aralarında belediye bürokratları, CHP’li eski belediye meclis üyeleri ve A-Kent firması yetkililerinden oluşan 26 ismin ihaleye fesat, evrakta sahtecilik, irtikap ve edimin ifasına fesat karıştırmaktan yargılandığı Halkkart yolsuzluğu ve usulsüzlüğü davası Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Davada 641 müşteki var. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Akaydın başkanlığındaki CHP’li yönetimi 2009 yılında göreve gelince hukuksuz bir şekilde ilk kart sistemi olan dönemin başkanı Menderes Türel’in getirdiği Antkart’ı iptal etmiş ve bunun üzerine firma da belediye yönetimi aleyhine dava açmıştı. Antkart açtığı davada 40 milyon liraya yakın tazminat almaya hak kazandı. Büyükşehir Belediyesi de ödemeleri yapmaya başladı. Eski sistemi iptal eden Akaydın 24 Eylül 2009 günü Halkkart ihalesini yaptı. İhaleyi 21 günlük A-Kent firması kazanmıştı. Bakiyelerin kartlarda kaybolduğu, sistemin zamanında çalıştırılmadığı, ihalede belirtilen şartlarda sistem kurulmadığı, akıllı durak ve bilet otomatları, NFC gibi edimlerin yerine getirilmediği, esnafa sistemin zorunlu olarak kullanılması için baskı yapıldığı öne sürülüyordu. Akaydın ise mahkemenin iptal kararına rağmen Halkkart sistemini zorunlu tutmak için toplu ulaşımda para kullanılmasını yasaklamış tepki çekince de kartsız binen vatandaştan 2 buçuk lira alınması talimatını vermişti.  Kartsız binen bu parayı ödemek zorunda bırakılmıştı.

İddialar sert

Halkkart’ı ve işletici A-Kent ile ilgili olarak kamuoyunda çok sayıda iddia yer aldı. Buna göre ulaşım esnafı ve vatandaşın Halkkart bakiyelerinin kaybolması, bakiyelerin azalması veya artması, bakiyelerin geç yatırılması, bakiyelerin BDKK’ya aykırı olmasına rağmen eksiye düşmesi iddiaları kamuoyunu meşgul etti. Ayrıca bu iddiaların yanı sıra aktarma yapıldığında ücretsiz biniş yerine ikinci bir ulaşım ücretinin kesilmesi, ihale şartnamesinde yer alan şartların yerine getirilmemesi, tam ücretle yapılan binişlerin ise sistemde ücretsiz ya da indirimli olarak gözüküp esnafın zarar etmesi, aktarmalı binişlerde esnafın kazancının gözükmemesi ile ilgili çok sayıda iddia ortaya atılmıştı. Antkart’ın çalıştığı dönem olan 11 aylık cirosu 56 milyon lirayken Halkkart’ın 13 aylık cirosunun 17 milyon lira olduğu ortaya çıkınca aradaki 40 milyon lira nerede, 40 milyon lira buhar mı oldu soruları kamuoyunu meşgul etmişti. A-Kent’in işlettiği Halkkart’ta kâğıt biletin üzerindeki okuyucu barkodun resminin yüklendiği bir MMS mesajının telefonlara yüklenmesi işlemi; telefonla araçlara biniş ve NFC sistemi diye yutturulmaya çalışıldı. Sistemin altyapısı olan ISO 18092 standardındaki NFC sistemi devreye alınamamıştı. MMS ile kullanılan mobil bilet uygulamaları, vatandaşa NFC diye yutturulmaya çalışılmıştı.

Kart mecbur tutulmuştu

Belediye yönetimi, kartın işletilmesi ile ilgili olarak ihale mahkeme tarafından iptal edilmesine rağmen halkı kartı kullanmaya mecbur tutmuştu. Hatta nakit ulaşım ücretini 2 buçuk liraya çıkarmıştı. Mahkeme kararı nedeniyle hukuksal bağımız yok ama “duygusal” bağımız var dedikleri A-Kent isimli firmayı belediye yönetiminin koruyup kolladığı öne sürülmüştü. Firmanın kart bakiyeleri BDDK’ya aykırı olarak sürekli eksiye bile düşerken, bazı bakiyelerin kaybolduğu öne sürülmüştü. Esnaf da kazançlarının sistemde kaybolduğunu iddia etmişti. Firma, ihaleyi Eylül 2009’da aldıktan sonra 16 hafta olan yapım süresinde işi teslim edememişti. 16 hafta fazla biz 12 haftada sistemi yaparız, dünyanın en süpersonik ve gelişmiş sistemi diyenler, sistemi yaklaşık bir buçuk yıl sonra Aralık 2010 tarihinde yarım yamalak işletmeye başlamıştı. Bedava denen kartlar için bu tarihe kadar (1 yıl 4 ay boyunca), her vatandaştan sekizer lira kart ücreti toplanmış ve sistemin bu parayla kurulduğu, 21 günlük firmanın kasasında para olmadığı iddia edilmişti.

Kimler yargılanıyor

Davada Büyükşehir eski yönetimi kanadından şu isimler yargılanıyor: Dönemin başkanı Akaydın, eski dönemin yöneticileri Genel Sekreter Mehmet Rıfkı Aktekin ve Hukuk Müşaviri İlker Gedik’le birlikte dönemin enel sekreter yardımcıları Bayram Özen ve Ali Özkayacan, ihalenin yapıldığı dönemin daire başkanları Mahmut Akbaş, İlknur Aygün, Nazif Altınpınar, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Adem Akyürek ve belediye çalışanları Hasan Kaçmaz, Ramazan Gale, Sarp Emekçi, Ayhan Dumlupınar, Yusuf Özmen, Mustafa Oymak, dönemin CHP’li meclis üyeleri Mustafa Karaman, Hasan Gürsel Karabayır, Hüseyin Kazancı, Baki Çelik, Mehmet Remzi Sadi yargılanıyor. A-Kent firması tarafında ise Adnan Coşkun, Yusuf İzzet Balıkçı, Ahmet Acar, Mustafa Demirbilek ve Erhan Akkur ve A-Kent firması tüzel kişiliği olmak üzere toplam 26 sanık hakim karşısına çıkıyor.

En ağır ceza firma yetkililerine

Davada en ağır ceza, firma yetkililerine isteniyor. İhaleye fesat karıştırma suçuyla birlikte irtikap ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlamalarıyla Adnan Coşkun, Yusuf İzzet Balıkçı, Ahmet Acar hakkında 3 ayrı suçtan 24 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Akaydın, Aktekin ve Gedik ise hem Büyükşehir Belediyesi’nin eski yönetimindeki diğer bürokrat ve meclis üyeleriyle birlikte ihaleye fesat karıştırma hem de firma ile birlikte hareket ederek, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak yani irtikap suçlamasıyla yargılanacak. Akaydın, Aktekin ve Gedik için ayrı ayrı 17’şer yıl hapis cezası isteniyor.

Haksız kazanç

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na 15 Eylül 2011 tarihinde gönderilen e-mail, ihbar mektubu ve şikayetle başlatılan soruşturmada belediye bürokratları ve eski meclis üyeleri sadece ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla yargılanıyor. 643 kişinin ‘müşteki’ olarak yer aldığı dosyada iddianameyi hazırlayan Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal; alınan ifadeler, bilirkişi raporları, Sayıştay raporu ve Antalya 1. İdare Mahkemesi kararı üzerinden yaptığı değerlendirmede, iddianamede adı geçen şüphelilerin ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçunu el birliği ve amaç birliği içinde işledikleri kanaatine iddianamesinde yer verdi. Akaydın, Aktekin ve Gedik’in baskı ve tehditlerinin sistematik hale geldiği, bu baskılar sonucu esnafın firma ile zorunlu olarak sözleşme imzalamak zorunda bırakıldığı savunuldu. Savcı Osman Şanal, bu baskı sonucu firmanın haksız kazanç sağlamasına yardımcı olunduğu görüşünü öne sürdü. Firmanın 22 Haziran 2011 ve 30 Haziran 2012 tarihleri arasında 5 milyon 484 bin 739 TL haksız kazanç elde ettiğinin belirtildiği iddianame, ifadeler hariç 289 sayfadan oluşuyor.(Kaynak:Şükrü Ağırman)

 

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 KEMER HABER Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle