Uzun bir aradan sonra tekrar köşe yazımı sizlerle paylaşıyorum. Bu zaman zarfında Mısır’ın tur izm şehri Sharm El Şeyh’i ziyaret etme imkânı buldum. Mısır tarihini ve doğal güzelliklerini öylesine güzel pazarlamışlar ki, Şubat ayında bile otellerde yer bulmak gerçekten çok zordu. Piramitleri gördükten sonra turizmin nasıl yapıldığını burada da daha iyi keşfettim. Ancak Mısır hükümeti bununla yetinmeyip, Sharm El Şeyh ve Hurgada gibi turizm bölgeleri oluşturmuş ve korkunç sayıda yatak kapasitesine sahip oteller inşa etmiş. Tek yıldızlı otelden 7 yıldızlı otele kadar her türlü imkanın sunulduğu bu bölgede en çok Ruslar, Almanlar ve İtalyanları gördüm.

Fakat bu izlenimden sonra, bu otellere göre bizim Türkiye’deki oteller 7 değil, 10 yıldızlı. Her konuda Türkiye olarak biz onlardan öndeyiz. Peki, kıymetini biliyor muyuz? Bulunduğumuz yerin değerini ne kadar biliyoruz? Bunu yurt dışına çıkınca daha iyi anlıyorsunuz. Çünkü biz, dağ, deniz, güneş ve tarih pazarlarken, turistin rahatı ve güvenliği çok önemli. Ve bunlar için neler yapıyoruz, bunu anlamak oldukça zor.
Gelelim Kemer’e. Kemer’deki en büyük şanssızlık tanıtım eksikliği. Kemer’de ne yaptığı pek bilinmeyen, KETOB ve KETAV isimli iki sivil toplum örgütü tanıtım yapıyormuş. Önceki senelerde Kemer her fuara katılır, mutlaka biz de deski olurdu, tanıtım yapılırdı. Şimdi ise internet reklamcılığı yaparak Kemer’e turist çekmeye çalışılıyor. Hepimiz biliyoruz ki, Kemer bu ligde küme düşmüştür. Çünkü Belek, Kadriye ve Lara’daki oteller hem yeni hem de havalimanına yakın olduğu için tercih ediliyor. Oralarda dolmadan Kemer’in turizmi maalesef başlayamıyor. Bunun yanında alternatif turizm faaliyetleri de yapılmayınca, Kemer sanki ölü bir şehire benziyor.
Berlin fuarına katılan Kemer Belediyesi, yabancı dil bilen meclis üyeleriyle birlikte boy gösterdi. Standımız yoktu ama Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin önünde Kemer tabelalarını eline alarak sırıtarak poz vermeyi ihmal etmediler. Yedik mi? Hayır, yemedik…
Ertesi gün, yerel basın “Kemer’e büyük ilgi” manşetini attı. Doğrusu buna çok güldüm. Standı olmayan bir beldeye nasıl ilgi olabilirdi ki? Nasıl artabilirdi, tabii ki bu da bunlara kapak oldu. Kemer’in tanıtımı kimin umurunda? Adam çıkıyor, parasını veriyorum diye konuşabiliyor. Hiçbir belediye üyesi çıkıp da, “Burası Konya’nın Akşehir ilçesi değil, burası turizm ilçesi ve sen belediye olarak bu paraları topluyorsun, tabii ki tanıtıma katkın olacak,” demiyor. Madem o kadar kendine güveniyorsun, KETOB ve KETAV’ı tek bir çatı altında topla, tanıtım işini kendi biriminle yap.
Şöyle de bir olay var; Instagram’da 3 milyon kişiye erişilmiş, 4 milyon kişi beğeni atmış gibi boş heveslerle gündemi geçirmeyelim. Sezon geldi, gelmek üzere. Bir iki hafta sonra Nevruz’la başlayacak olan turizm, yavaş yavaş ivme kazanacak ve Mayıs ayı itibariyle otellerimiz dolmaya başlayacak. Ancak en büyük etken şu anda dolar ve euro kurunun dizginlenmesi. Çünkü dolar ve euro’nun baskı altında tutulması, turizm esnafını ve yatırımcıları kuşkulandırıyor. Önümüzdeki Salı günü yapılacak olan Moskova Turizm Fuarı var. Bakalım orada Kemer Belediyesi ve ona bağlı olan KETAV ve KETOB ne yapacaklar, bekleyip göreceğiz.
Biraz da Kemer siyaseti hakkında konuşmak istiyorum. Geçtiğimiz hafta yayınladığım ankete katılan tüm takipçilerime teşekkür ediyorum. Biz olasılıklardan bahsettik, kesin bir şey söylemedik ama bunu bile anlayamayanların olduğu ilçemizde birçok kişi içinden geçen ismi yazdı ve oynadı. Onlara da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kemer siyaseti bir saniyesi bir saniyesine uymaz. Şimdi sezon zamanı, şimdi ballı kaymak dondurma yeri kapma zamanı, şimdi fatura kesip işimize bakma zamanı. Ama bu zamanda yediğiniz hurmalar bir gün gelir, sizi tırmalar. Şimdilik benden bu kadar. İnternet sayfamızda haber akışımız anında sürmekte ve takipçimiz hızla artmaktadır. Bizi izlediğiniz için ve bizi izlemeye devam ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayışığının tüm karanlıkları aydınlatması dileğiyle…



