Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

OCAK MI ..? BUCAK MI..?

2024 sezonu beklentilere ne kadar cevap vermese de 2025 sezonu

2024 sezonu beklentilere ne kadar cevap vermese de 2025 sezonu gümbür gümbür geliyor. Geçtiğimiz sene umduğunu bulamayan turizm esnafı, yine bir ümit bu sezonun iyi geçmesini bekliyor. Bunun için turizm haberlerini takip eden esnaflar, büyük balıkların küçük balıkları yememesi için elinden geleni yapsa da büyük firmaların yaptığı hanutculuğun önüne bir türlü geçilemiyor. Kemer’deki büyük mağazalara bir bakın, hepsi şimdiden anlaşmalar yapıyor. Yani müşteri havada iken gideceği yerler şimdiden belirleniyor.
Bakın bu işin sonu yok, esnafın rızkından çalıyorsunuz. Bu haram değil midir? Bana göre böyle, ben böyle düşünüyorum.
Kemer’de kurulan bu düzen zaten onlara yarıyor. Pazarın da kalkması lazım veya Kemer’de esnaflık yapanların olması lazım. Bakın markalı dükkanlara, her zaman dolu. Bunlarla esnafın yarışması imkansız, onun için sezon öncesi bu olayların göz önüne alınması gerekiyor.
Gelelim Kemer gündemine…
Kemer’de epey zamandır bir ocak konusudur ki devam ediyor. Birileri ellerini ovuşturuyor. “BEKLEYİN GÖRÜN” diye bas bas bağırıyor.
MHP’nin en derin yeri OCAK’tır. Ocak, MHP’nin kaynağıdır. Bunda hemfikiriz ancak Ocağı, MHP’den büyük göstermeye ve muhalefet yapmaya kalkarsanız teraziyi dengeli tutmak lazım… Çünkü ocak etrafında toplanan zaatların hepsi yerel seçimde ittifakı değil, Hocayı destekleyenler değil miydi? Seçim bitti, yine maskeler takıldı. Ocak açıldı, oyunlar başladı.
Madem böyle bir senaryo yazıyorsunuz, o senaryonun tek başkanı MHP İlçe Başkanıdır.
Ocak açıyoruz diye MHP İlçe Başkanından isim istenmiş midir? Transfer ocak başkanı ne kadar doğrudur? İcazet gösterilecekse bu şekilde olmamalıydı…
Yoksa belinde tabanca diye muhalefet yapmak ineğin altında buzağı aramaktan öteye geçemez….
Siyasette bir başarı göstermeyen bu zihniyetin perde arkasından çevirdiği dolaplarla bu iş burda bitmez. Sokakta karşılık bulamayan ve bu şekilde yürümesine de kimse inanmaz. İki kişiyi yan yana getiremeyenin aklıyla giderseniz cumartesi günü Belediye Salonunda verdiğiniz konferans gibi boş koltuklarla baş başa kalırsınız. Yoksa kimse Ocağa karşı değil ama kullanmak da o derece abestir.
Peki bu zafiyetsizi anladık da kafeciye ne oluyor?

Marka sahibi olmak veya çok kazanmak geldiği yere pisletene ne demeli?

Siyaset getir götür işi değil, para işi değil, gönül işidir. Bunu da sen yapamazsın, sana göre değil.
Bu bizans senaryolarına gerek yok. Bakın Kemer Belediyesi nasıl yönetiliyor…

Aslanlar gibi kimse sesini çıkartmıyor. Faturalı basın parayı cukkalıyor, sesini çıkartamıyor. Öyle ki Kemer’in tanınmış isminin oğlu bıçaklanıyor, faturalı basın görmüyor. Ali komutan çalışıyor, herkes ona biaat ediyor. Havuz bir doluyor bir boşalıyor ve herkes memnun, ben de memnunum ama biraz ölçü ve biraz sukunet lazım, Kemer’e çivi lazım, çakaçak adam çok nasılsa… Onun için Kemer’e pinpon oynayan değil de efir efir esecek birileri lazım. Taşıdım, burs verdim değil; kalıcı işler yapılması lazım.
Dün Kemer’in yaşayan efsanesi Şaban Amcayı toprağa verdik. ”GAZETECİ NE YAZDIN” diye elimden gazeteyi alır okur ve bir sürü nasihatte bulunurdu. Ondan o kadar çok bilgiler aldım ki anlatamam. Nur içinde yatsın, Kemer’in değeriydi. Rabbim Rahmetiyle muamele eylesin inşaallah. Sevenlerinin ve Kemer’in başı sağolsun.
Ayışığının tüm karanlıkları aydınlatması dileğiyle…