Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kemer’i de, milli parkı da tamamen kaybedeceğiz…

Bir zamanlar Türk turizmi için milli parka kıyılarak özene bezene
Bir zamanlar Türk turizmi için milli parka kıyılarak özene bezene inşa edilen bir tatil kasabası olan Kemer, ‘planlı turizm’ modeliyken nasıl plansızlığın hüküm sürdüğü bir ilçe haline geldi…
Bu soruya sağlıklı bir yanıt veremezsek, turizmi de Kemer’i de, milli parkı da tamamen kaybedeceğiz…

HABER YUSUF YAVUZ

Antalya’nın güney kıyıları, Tünektepe eteklerinden Gelidonya burnuna kadar 1972’de milli park ilan edilmişti. Yaklaşık 70 bin hektarlık milli park sınırlarında, Kemer, Tekirova, Beldibi, Göynük, Çamyuva, Ulupınar, Beycik, Yazır gibi irili ufaklı yerleşimlerle Likya uygarlığının izlerini taşıyan, Roma döneminde güçlü birer limana dönüşen Olimpos, Phaselis, Korykos, İdyros gibi antik kentler yeralıyordu…
İlk zamanlar Olimpos antik kenti gibi önemli kaynak değerlerden birini içerdiği için milli parkın adı ‘Olimpos Beydağları Sahil Milli Parkı’ olan milli parkın adından son yıllarda Olimpos adı çıkarıldı.
Milli parktan çıkarılan sadece Olimpos adı olmadı, geçmişte turizm için servis istasyonu olarak ayrılan Kemer’de ardı ardına verilen tahsisler yatak kapasitesinin başlangıçta öngörülenden onlarca kat artmasına neden oldu. Aynı şekilde milli park bünyesinde olan Beldibi, Tekirova ve Göynük gibi yerleşimlerin sahili de tahsislerle ‘milletin’ elinden alınarak turizmcilere verildi.
Milli parkın odağında turizm yapılması için seçilen Kemer’de 1980’lerde planlı bir turizm için altyapı, yetişmiş işgücü için uygulamalı eğitim merkezleri açılmıştı. Kemer TUREM, bu merkezlerden biriydi ve mutfağından servisine, ön bürodan kat hizmetlerine Türk turizmi için önemli bir eğitim yuvası oldu…
Döviz kaynağı olarak görülen turizm çok ciddiye alınıyor, toplumda ‘turistlere rezil olmayalım’ kaygısı hüküm sürüyor, yapılan işlerde özen ve kaliteye önem veriliyordu. Bu dönemde bozulmamış doğal ve kültürel mirasın yarattığı cazibeye, Beldibi’nden Adrasan’a pırıl pırıl bir denize sahip olan sahiller de eklenince Kemer nitelikli turizmin merkezi haline gelmişti.
Aradan geçen süre içinde Kemer giderek bozuldu, niteliksizleşti, betona boğuldu. 70 bin hektara yakın büyüklüğe sahip milli park kırpıla kırpıla 31 bin hektara düştü.
Bir zamanlar övünç kaynağımız olan, planlı ve nitelikli turizmin merkezi Kemer, bugün plansızlığın ve rantın merkezlerinden biri oldu. Çamyuva’dan Ulupınar’a, Beldibi’nden Göynük’e, Askanbucak’tan Kiriş’e imar rantı, imara aykırı yapılaşma ve son olarak Tekirova’da patlayan kanalizasyon skandalı…
Kemer’deki rant hırsının yarattığı körleşme ve bireysel çıkarların öne geçmesi; geçmişin planlı ve kamucu yaklaşımından intikam alırcasına ilçenin geleceğine ipotek koyan bir sürece evrilmiş. Barındırdığı doğal ve kültürel mirasın yanında benzersiz bir coğrafyanın üzerinde oturan Kemer’in geleceği keyfiyet içinde çalınıyor. Akıntıya karşı kürek çekerek süreci tersine çevirmeye çalışan bir avuç insan ise ya dışlanıyor ya da türlü ayak oyunlarıyla yıldırılıyor.
Kemer bir modeldi. Planlı, eğitimli ve altyapısı olan, kamucu bir turizm modeli. Bu modeli tamamen yitirmek, sadece turizmin değil, tüm ülkenin kaybıdır….
(Yusuf Yavuz)
*Kemer’in 1978 yılına ait görselleri, Süha Arın Usta’nın ‘Likya’nın Sönmeyen Ateşi, (1. böüm)’ belgeselinden alınmıştır.
harita ve şunu diyen bir yazı '29Sokak U2a Sokak 7026 Sokak Sokak cadde ekirova 7027 7027Sokak 7028 新き Sokak 打茶 Pei भरे E E Sokak 7027Sokak 7027 702 Sokak' görseli olabilir
tekne görseli olabilir
2 kişi ve tekne görseli olabilir