Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KEMERDE YAŞANABİLİR

Üzücü bir olayla başlayan hafta, milli yasa kadar ulaşan bir

Üzücü bir olayla başlayan hafta, milli yasa kadar ulaşan bir acı…Felaketler insanlara ders vermiyor, vermeyecek de. Geceliği 30 bin lira olan bir otelin yangın tertibatı yok…Çok değil, bundan iki-üç ay önce Kemer’de bir otelde çıkan yangın zar zor nasıl söndürüldü biliyoruz.

Kemer’de bu ilk değildi. Bir zamanlar Haber iş otelinin üstü yanmıştı. Beldibi’nde bir otel, Kemer’de bulunan eski adı Prenses olan, otel yangınlarını saymakla bitiremeyiz.Her nedense de yangından önce ilgi çekmeyen ve tamamen bürokratik yazılarla kontrol edilen bu oteller yangın sonrası araştırılır ve suçlu aranır.

 

Suçlu Belediyelerdir. Öyle ki Kemer’de kat yüksekliği 2-3 kat arasında iken cukkalı işlerle oda sayısı artırmak için gecekondu tabiriyle oteller göğe doğru yükselir. 6-7 katlı otellere itfaiyenin yetmediğini hepimiz biliriz. Biliriz de o dönemki Belediye Başkanları görmezler her nasılsa.İşte bunlara bir örnek de Bolu Belediyesinin yaptığı vurdum duymazlık ve kahreden haberler.Bir de olaya şöyle bakalım:Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bir otelde çıkan yangında çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralanmasının ardından Sivas’ın Yıldız Dağı’nda sporcuların konakladığı otelde yaşanan patlama, otellerin yangın güvenliğini tekrar gündeme getirdi.

 

Binlerce otelin bulunduğu Antalya’da konaklama merkezlerinin yangın güvenliğini değerlendiren Makine Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Prof. Dr. İbrahim Atmaca, tesislerin yılda bir kez yangın güvenliği denetiminden geçtiğini belirterek, “Önlemlerin alınması halinde felaketlerin yaşanma ihtimali çok düşük olur” değerlendirmesinde bulundu.Antalya’da da yoğun turizm tesislerinin olduğunu belirten Atmaca, “Yangın güvenliği tedbirleri baştan alınmalı ve çalışabilir olmalı. 2007’de Yangın Yönetmeliği çıktı. Bu yönetmelikte konaklama tesisleri için bir takım önlemler var. Tesisler ilk etapta ruhsat aşamasında belediyelerin itfaiye birimleri tarafından kontrol ediliyor. Ancak bu sistemlerin çalışır vaziyette devam edip edilmediği konusunda periyodik kontroller var. Fakat bunların daha sıkı ve sistematik kamusal denetim mekanizması ile yapılması gerekiyor. Eğer yangın güvenlik sistemi çalışır vaziyette ise zaten çıkan bir yangının yayılması çok da olası değil. Yangın tabii ki çıkabilir ancak tedbirler çalışıyorsa büyük felaketle sonuçlanmaz” diye konuştu.

 

Yangınlarda ve sonrasında yaşanan felaketlerde en önemli noktanın yangın güvenlik sisteminin çalışır vaziyette hazır tutulması olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Atmaca, şunları söyledi: “Yıllık periyodik kontroller var. Fakat bunu ne kadar yetkin kişilerin yaptığı konusunda endişelerimiz var. Periyodik kontrol yapan firmalar var. Yangın güvenlik sistemi kontrol yetkisi olan firmalar bu kontrolleri yapıyorsa çok büyük sorun olmaz. Yılda bir kez yapılan kontrollerden sonra işletmenin teknik elemanları yıl boyunca o sistemi çalışır vaziyette hazır tutmak zorunda.

Bu noktada da işletmeye büyük sorumluluk düşüyor.”Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’nde konunun detaylı olarak ele alındığını belirten Atmaca, şunları söyledi: “6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamına giren tüm işyerlerinde İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliğinin EK-III 2.3 maddesi gereği tüm yangın tesisatlarının standartlar ve kullanım koşulları aksini belirtmediği sürece yılda 1 kez tarafsız, bakanlık kayıt numarasına sahip yetkili ve uzman personeller tarafından kontrollerinin yapılması zorunludur”.

Ayışığının tüm karanlıkları aydınlatması dileğiyle…