Antalya’da alternatif turizmin öncülerinden olan Olimpos’ta bulunan Kadir’in Ağaç Evleri’nin sahibi Kadir Kaya, turizm sektörünün koronavirüs nedeniyle çok ciddi bir krize girdiğini, birçok işletmenin borç içinde yüzdüğünü kaydetti

“Çok ümitliydik”
Birçok işletmenin sezona geç başladığını ve erken bitirdiğini belirten Kaya, “Bu sezondan ciddi anlamda çok ümitliydik. Ancak bu korona belası bizi tam anlamıyla bitirdi. İşyerleri açık ama müşteri gelmiyor. Kim gelecek? Yurt dışından bir sürü rezervasyonum vardı. Hatta yılbaşı rezervasyonlarımla epey rahatlayacaktım. Onlarda yavaş yavaş iptal ediliyor. Şimdi tek tük İngilizler var. O da yeterli değil. Zaten eleman da çıkaramıyoruz. Hesaplar iyice karıştı. Ne yapacağımız bilemiyoruz” dedi.
“Açlık korkuyu yendi”
Bölgedeki tesislerin yüzde yüze yakın zararda olduğunun altını çizen Kaya, “Şimdi tam bizlerin iş yapacağı zamandı. Ama bu yaşananlar nefes almamızı zorlaştırıyor. Herkes artık tedbirini alıp işinin başına geçmek durumunda. Zira açlık artık korkuyu yendi. Tamam, hepimiz koronaya karşı önlemlerimizi alalım ama bu işyerleri de para kazanmak zorunda. Hepimiz aşının bulunmasını bekliyoruz ama biz kuş gribi ve domuz gribinde de aynı şeyleri gördük. Tamam, aşı gerekli ama insanların bağışıklık sistemleri de güçlü olmalı. Hepimizin umudu en azından mart ya da nisan ayları gibi turizmin hareketlenmesi. Çünkü hiçbirimizin dayanacak gücü kalmadı. Bıçak kemiğe dayandı. Çünkü elektrik bir gün gecikince bir saat sonra hemen ihbar geliyor ve kesiliyor. Sağ olsun birçok kurum, alacağında kartal vereceğinde ise serçe” diye konuştu.
“Devlet sahip çıkmalı”
Turizmciler olarak devletten beklentilerinin çok açık olduğunu da kaydeden Kaya, şöyle konuştu: “Sıkıntılarımıza günlük çözüm değil, köklü çözüm bulunmalı. Bir sürü işçimiz çalışıyor. Sezonda aldıklarımızı var. Onlarla ilgili kısa çalışma ödeneğinden faydalanamıyoruz. Çıkaramıyoruz da. Ne yapacağız? Bankadan kredi çekip çalışanın maaşını veriyorum. Dolayısıyla biz bu tür sorunlarımız için kalıcı çözüm bekliyoruz. Turizmcilere kredi verdiler cirolarına göre ama kimse ödeyemiyor. Herkes borç içinde yaşıyor ve önünü göremiyor.”




