Hoşgeldiniz  

Yeni Türkiye Buluşmaları’nda Mehmet Akif Ersoy konuşuldu

Semih Köken | 28 Aralık 2015 | Antalya Haber, Gündem, Yaşam A- A+

Hakikatin adamı Mehmet Akif

 

Yeni Türkiye Buluşmalarında konuşan Mehmet Kurtoğlu, Mehmet Akif Ersoy’un Safahat’ta  30 ülkeye, 42 şehre, 23 göl ve nehre, 13 yön ve kıtaya ve 23 ırka yer verdiğini söyledi.  Mehmet Akif’i bir kategoriye hapsetmenin yanlış olacağını ifade eden Mehmet Çetin ise “Akif’i illa ki bir kategoriye oturtmamız gerekirse, sadece Akif hakikatin adamıydı diyebiliriz” dedi

 

Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nca organize edilen “Yeni Türkiye Buluşmaları” Antalya Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda Antalyalılarla buluştu. Ölümünün 79. yılında Mehmet Akif Ersoy’un konuşulduğu konferansa, Özorman – İş Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çetin, TYB Ankara Şube Başkanı Mehmet Kurtoğlu ve Siyaset Bilimci Dr. Murat Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen konferansa Antalya Milletvekili Avukat Mustafa Köse, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Zülfü Çelik, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

“Akif hakikatin adamıydı”

Konferansta ilk olarak söz alan Mehmet Çetin,  Mehmet Akif Ersoy’un tarih boyunca kimi zaman yanlış anlaşıldığına değindi ve onu bir kategori içerisine hapsetmenin yanlış olacağını belirtti. Çetin, “Akif’in yanlış anlaşılmalarının bir tanesi de onu bir kategori içerisine hapsetme alışkanlığımız. Bazılarımız onu İslamcı, bazılarımız milliyetçi, bazılarımız vatansever olarak gördü. Herkes görmek istediği bir Akif’i gördü onda. Bu ne yazık ki büyük adamların karşı karşıya kaldıkları ortak bir kaderdir. Akif kendini hiçbir zaman İslamcı, milliyetçi, batıcı, doğucu olarak tanımlamadı. Akif’i illa ki bir kategoriye oturtmamız gerekirse, sadece Akif hakikatin adamıydı diyebiliriz” dedi.

Farklı görüşten insanların da Mehmet Akif ile ortak bir paydada buluşabileceğini dile getiren Mehmet Çetin, “Bir sosyalistin onda bulabileceği çok şey vardır. Bir milliyetçinin paylaşabileceği, bir İslamcının onunla son derece fazla ortak paydası vardır. Mehmet Akif, hepimiz için rehberdir ve hepimizin Akif’idir. Onu bir kategoriye sıkıştırmak, bir grubun sınırlarına hapsetmek, Akif’e yapabileceğimiz en büyük kötülüklerdendir. Ne yazık ki yaşadığı zamandan bugüne Mehmet Akif’e bu kötülüğü yaptık ve toplumun bütününün Akif’i olmasının önüne geçtik” diye konuştu.

“Akif, bir pergel gibidir”

TYB Ankara Şube Başkanı Mehmet Kurtoğlu da konuşmasında Mehmet Akif Ersoy üzerine yazılmış biyografiler üzerinde durdu. Çeşitli şair ve yazarlardan alıntılar yapan Kurtoğlu, Akif için söylenmiş sözleri dinleyicilerle paylaştı.  Mehmet Kurtoğlu, şunları söyledi: “Akif için camideki şair tanımı yapılır. Bana göre Akif’in imanı camiye sığmayacak kadar büyüktür. O bir pergel gibidir. Bir ayağı kendi yaşadığı coğrafyada, diğer ayağı bütün imparatorluk sınırlarını dolaşır. Öyle ki Safahat’ta geçen şehirler üzerine yaptığım bir araştırmada, Mehmet Akif’in, 30 ülkeye, 42 şehre, 23 göl ve nehre, 13 yön ve kıtaya ve 23 ırka yer verdiğini görürüz. Böylesine büyük bir ufka sahip olan, bütün coğrafyayı şiirine taşıyan bir fikir adamını camiye sığdırmak, sadece beli bir sıfatla sınırlamak mümkün değildir. Akif’in biyografisini yazan yazarların bu detayları da göz önünde bulundurması gerekir diye düşünüyorum.”

“Marifet ve Fazilet lazım”

Konferansın son konuşmacısı olarak söz alan Siyaset Bilimci Dr. Murat Yılmaz, Mehmet Akif Ersoy’un muhafazakar milliyetçiliğine değindi. Osmanlı Devleti’nin son bulduğu dönemi özetleyen Yılmaz,  “Bazı düşünürler ‘Osmanlı mevcut haliyle devam edemez, değişmek durumunda, hatta ülke tamamen her şeyiyle değişmeli’ diyordu. Bu noktada Ziya Gökalp, ‘Ülkeyi, her şeyi değiştirmemiz mümkün değil. Medeniyetimizi değiştirelim, ama kültürümüzü muhafaza edelim’ demiştir. Medeniyet dediğimiz insanlığın ortak paydası olan şeyler. Teknik, teknoloji, yol yöntem gibi. Kültür ortak olmayan, bize has yerli milli olan şeyler. Mehmet Akif Ersoy ise bunu farklı bir şekilde ifade ediyor. Onun için medeniyet marifettir. ‘Gidiniz batının ilmini alınız geliniz ama alıp gelirken bir şeyi muhafaza ediniz, fazilet’ demiştir. Fazilet, iyi ile kötü arasında bize farkı veren tefrik etme yeteneği veren şey. Bunun kökeni toplumumuz ve onu besleyen İslam kaynağı. Asımın nesli, hem marifeti alacak, hem de fazileti elden bırakmayacak. Akif’in muhafazakarlığı ve yerliliği öyle bir şeydir ki, sadece İngiltere’den Fransa’dan Almanya’dan geldiği için bir şeye karşı çıkmaz. Eğer onu biz burada kendi lisanımızla yapabileceğimiz halde başka milletlerden lüzumsuz yere almışsak onu tenkit eder. ‘Milletin ikbali için evladım, marifet bir de fazilet, iki kudret lazım’ der” şeklinde konuştu.

 

 

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 KEMER HABER Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle