YİNE KEMER REZİL OLDU….!
BAKAN GÜRLEK’TEN KEMER’DEKİ 10 MİLYARLIK DOSYA İÇİN SERT MESAJ: “KAMU MALINI KİŞİSEL MENFAAT ALANINA ÇEVİRENLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kemer merkezli Hazine taşınmazları soruşturmasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gürlek, 80 Hazine taşınmazının incelemeye alındığını, taşınmazların güncel ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar TL seviyesinde değerlendirildiğini ve 27 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Kemer’i Türkiye gündemine taşıyan Hazine taşınmazları soruşturmasında operasyonun ardından gözler Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarına çevrildi.
Bakan Gürlek, kamu kaynaklarının korunması ve kamu gücünün kişisel çıkar amacıyla kullanılmasının önlenmesi konusunda kararlılık mesajı verirken, Kemer’de ortaya çıkarılan tablonun son derece dikkat çekici olduğunu vurguladı.
BAKAN GÜRLEK: KEMER’DE 80 HAZİNE TAŞINMAZI İNCELEMEDE
Gürlek’in açıklamasına göre soruşturmanın merkezinde, Kemer ilçesinde Hazine’ye ait taşınmazların mevzuatta öngörülen şartlar oluşmadığı halde belirli kişilerin üzerine geçirildiği ve bu yolla kamunun zarara uğratılarak haksız ekonomik menfaat sağlandığı iddiası bulunuyor.
Bakan Gürlek, soruşturmanın boyutunu ortaya koyan rakamları da kamuoyuyla paylaştı:
“Operasyon kapsamında 5 ilde, 21 ayrı adreste gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı. İncelemeye alınan 80 Hazine taşınmazının güncel ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar TL seviyesinde olduğu değerlendirildi.”

“KAMU GÖREVİNİ KİŞİSEL MENFAAT ARACINA DÖNÜŞTÜRENLERLE MÜCADELE EDECEĞİZ”
Bakan Gürlek açıklamasının devamında kamu kaynaklarının istismarına karşı mücadelenin tavizsiz sürdürüleceğini belirtti.
Gürlek, “Suç gelirlerini finans sistemi içerisinde aklamaya çalışanlara, kamu görevini kişisel menfaat aracına dönüştürenlere ve organize biçimde haksız kazanç sağlayanlara karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamayla birlikte Kemer’de yürütülen soruşturmanın yalnızca taşınmazların satış işlemleriyle sınırlı kalmayacağı, kamu görevlileri ile sivil kişiler arasındaki mali ve hukuki ilişkilerin de ayrıntılı şekilde inceleneceği ortaya çıktı.
KEMER MERKEZLİ OPERASYONDA 27 GÖZALTI
Soruşturma kapsamında 25 Ağustos sabahı Antalya’nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir’de bulunan toplam 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerin de aralarında bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
80 TAŞINMAZIN SATIŞ VE DEVİR DOSYALARI AÇILIYOR
Soruşturmanın merkezinde 6292 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirildiği belirtilen Hazine taşınmazı satış ve devir işlemleri bulunuyor.
İddiaya göre bazı taşınmazlar, kanunda öngörülen hak sahipliği ve fiili kullanım şartlarının bulunmadığı veya satışa engel hukuki durumların mevcut olduğu halde belirli kişi ve çevrelere geçirildi.
Bu yöntemlerle kamunun zarara uğratıldığı ve bazı kişilere haksız ekonomik menfaat sağlandığı iddiaları araştırılıyor.
MASAK, BANKA HAREKETLERİ VE TELEFON TRAFİĞİ MERCEK ALTINDA
Soruşturma yalnızca tapu kayıtları üzerinden yürütülmüyor.
MASAK raporları, banka hareketleri, HTS ve baz kayıtları, tapu işlemleri, müfettiş raporları, bilirkişi incelemeleri, taşınmaz satış dosyaları ile teknik ve fiziki takip sonucu elde edilen verilerin birlikte değerlendirildiği belirtiliyor.
Dosyaya giren iletişim kayıtlarının da şüpheliler arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması açısından önemli deliller arasında bulunduğu ifade ediliyor.


“BİR ŞEY DENK GELİRSE ALIRIZ SANA” İDDİASI
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici bölümlerden birini telefon görüşmeleri oluşturuyor.
Dosyada yer aldığı belirtilen görüşmelerden birinde, H.Y.’nin G.K.’ye uygun bir taşınmaz bulunmasına yönelik talepte bulunduğu, G.K.’nin ise “Bir şey denk gelirse alırız sana” şeklinde yanıt verdiği ileri sürülüyor.
Başka bir görüşmede ise hak sahipliği ve fiili kullanım tespitlerinin nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin dikkat çekici ifadelerin bulunduğu iddia ediliyor.
Savcılık bu görüşmeleri taşınmaz satış dosyaları ve diğer delillerle birlikte değerlendiriyor.
OVACIK’TA 700 METREKARE İÇİN 15 BİN TL İDDİASI
Dosyada dikkat çeken bir başka ayrıntı ise Ovacık bölgesindeki bir taşınmazla ilgili.
Telefon görüşmelerinde yaklaşık 700 metrekare büyüklüğündeki bir taşınmazın 15 bin TL’ye alındığına ilişkin konuşmalar bulunduğu ileri sürülüyor.
Söz konusu taşınmazın satış tarihi, satış koşulları, gerçek piyasa değeri ve hak sahipliği durumunun soruşturma kapsamında ayrıntılı şekilde incelendiği belirtiliyor.
PARA TRANSFERLERİ DE ARAŞTIRILIYOR
Soruşturmanın mali ayağında ise bazı kamu görevlileri ile taşınmazlardan yararlandığı değerlendirilen kişiler arasında para transferleri, nakit hareketleri, taşınmaz devirleri ve yoğun iletişim ilişkileri bulunduğu iddiaları araştırılıyor.
Bu nedenle soruşturmanın rüşvet, haksız menfaat ve olası menfaat paylaşımı boyutunun da mercek altında olduğu belirtiliyor.
MAL VARLIKLARINA TEDBİR GÜNDEMDE
Soruşturma konusu taşınmazların ve diğer mal varlıklarının el değiştirmesinin önüne geçilmesi amacıyla banka hesapları, taşınmazlar ve diğer mal varlığı unsurları yönünden koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi de gündemde.
Bazı Hazine taşınmazlarında satış iptali ve devir önleme işlemlerinin gerçekleştirildiği, tapu iptal ve tescil davalarında ihtiyati tedbir kararlarının uygulandığı belirtiliyor.
ŞİMDİ EN KRİTİK SORU: 10 MİLYARLIK EKONOMİK DEĞER KİMLERE ULAŞTI?
Kemer’de büyük yankı uyandıran soruşturmanın bundan sonraki aşamasında gözaltındaki şüphelilerin ifadelerinin yanı sıra para hareketleri ve taşınmazların geçmişe dönük devir zincirleri büyük önem taşıyacak.
Soruşturma makamlarının özellikle 80 Hazine taşınmazının kimlere, hangi şartlarda, hangi bedeller üzerinden ve hangi işlemler sonucunda geçtiğini tek tek ortaya çıkarmaya çalışacağı belirtiliyor.
Ayrıca kamu görevlileri ile sivil kişiler arasında örgütsel bir bağlantı bulunup bulunmadığı ve taşınmazlardan kaynaklandığı iddia edilen ekonomik menfaatin nihai olarak kimlere ulaştığı araştırılacak.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmanın yapılanmanın bütün boyutlarının ve ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü sürdürüldüğünü açıkladı.
Kemer’i sarsan soruşturmada gözaltına alınan kişiler hakkındaki iddiaların henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmediği, hukuki sorumlulukların soruşturma ve yargılama sürecinin sonunda netleşeceği belirtiliyor.



