Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde yaz aylarında güneşe serilen rengârenk halılar, yalnızca geleneksel bir kültürün izlerini taşımıyor; aynı zamanda klip ve fotoğraf çekimlerinin de doğal platosuna dönüşüyor. Bu kez halı tarlalarının konuğu, Miss Aura International 2026 birincisi Çekya temsilcisi Isabella Rossini oldu.
Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde yüzyıllardır sürdürülen halıcılık geleneği, yaz aylarında ortaya çıkan eşsiz görüntülerle adeta görsel bir şölene dönüşüyor. Yörük kültürünün önemli mirasları arasında yer alan Döşemealtı halıları, temmuz ayının başında tarlalara seriliyor ve ekim ayının ortalarına kadar güneş altında bekletiliyor.
Günler boyunca güneş gören, belirli aralıklarla çevrilerek bakımı yapılan yüzlerce halı, ilçede ‘halı tarlaları’ olarak adlandırılan renkli görüntüleri ortaya çıkarıyor. Aralarında 50, 80 ve hatta 100 yıllık antika halıların da bulunduğu koleksiyon, her yıl hem fotoğrafçılar hem de sanatçılar için doğal bir stüdyo görevi görüyor.
Döşemealtı’nın bu eşsiz atmosferi daha önce de müzik dünyasından önemli isimleri ağırladı. Türk halk müziği sanatçısı Sümer Ezgü, ‘Bu Alem Yaza’ adlı eserinin klibinin bir bölümünü halı tarlalarında çekerken, Mabel Matiz de ‘Sarmaşık’ klibi için aynı renkli atmosferi tercih etti.

DÜNYA GÜZELİNDEN HALI TARLASINDA MANKEN YÜRÜYÜŞÜ
Bu yıl Antalya’nın Kemer ilçesinde 20’ncisi düzenlenen Miss Aura International Güzellik Yarışması’nda birinciliği elde eden Çekya temsilcisi Isabella Rossini de Döşemealtı halı tarlalarının renkli atmosferinde kamera karşısına geçti.
Yarışma organizatörü Adnan Şeker eşliğinde Döşemealtı’na gelen 20 yaşındaki Rossini, çekimler öncesinde hazırlanarak rengârenk halıların arasında manken yürüyüşü gerçekleştirdi. Ortaya çıkan görüntüler, geleneksel Türk halılarının renkleriyle genç güzeli aynı karede buluşturdu.
SON ZANAATKÂRLARDAN AYŞE TAÇ’TAN HALI DERSİ
Çekimlerin ardından Isabella Rossini, Döşemealtı halılarını dokuyan son zanaatkârlardan 61 yaşındaki Ayşe Taç’ı evinde ziyaret etti.
UNESCO tarafından ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ unvanına layık görülen Ayşe Taç, evindeki dokuma tezgâhında Rossini’ye Döşemealtı halılarının nasıl dokunduğunu anlattı. Taç, genç güzele yün ipliklerden halının ortaya çıkışına kadar uzanan geleneksel dokuma sürecinin inceliklerini uygulamalı olarak gösterdi.
El tezgâhlarında yün ipliklerle dokunan halılar, taşıdıkları motifler ve renklerle yalnızca birer ev eşyası değil, geçmişten günümüze aktarılan kültürel birer anlatı olarak kabul ediliyor.

“HER HALI KELİMELER OLMADAN BİR HİKÂYE ANLATIR”
Döşemealtı halılarına hayran kaldığını belirten Isabella Rossini, Türk halılarının kendisi için özel bir deneyim olduğunu söyledi.
Rossini, geleneksel Türk motiflerinin taşıdığı anlamlara dikkat çekerek, her halının adeta kelimeler olmadan bir hikâye anlattığını ifade etti.
Çekya temsilcisi Rossini, halıların doğal yöntemlerle elde edilen renklerle boyanmasına da şaşırdığını belirterek, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasını temenni etti.
Döşemealtı’nda yaz boyunca güneş altında sergilenen halılar, bir yandan geleneksel zanaatın yaşatılmasına katkı sağlarken, diğer yandan Antalya’nın tanıtımında dikkat çeken doğal bir görsel plato olarak öne çıkıyor.





