Hoşgeldiniz  

VATANI KURTARMAK HALKA KURŞUN SIKMAK MI ?

SEMİH KÖKEN | 21 Temmuz 2016 | Yazarlar


SEMİH KÖKEN
semihkoken@gmail.com

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yeni bir milat yaşandı 15 Temmuzu 16 temmuza bağlayan gece. 1960 darbesi ile başlayan gelenekte, darbe geleneğine uymayan bir girişimle karşılaştık. Daha önceleri iş başında olan hükümetleri veya nadiren muhalefet partilerini hedef alan darbe geleneğinde bu kez devletin yıkılması amaçlanarak, krallık rejimine geri dönmeyi, pensilvanyadan 17 yıldır amerikan esaretindeki ruhani lider mehdinin de kraliyet rejiminin başına getirilmesi sağlanmaya çalışıldı. Gezi olaylarında başarılı olmayan darbe girişimi bu kez milletin malı olan uçaklar, araçlar ve silahlar ile yapılmak istendi. Ancak daha işin başında başbakanın silahlı terör örgütünün kalkışması olduğu yönündeki açıklamasının hemen ardında mhp lideri bahçelinin gerçek anlamda devlet adamlığını göstererek darbeyi kabul etmediklerini, hükümetin yanında yer aldıklarını ifade etmesi ile bir anda duraklama yaşamasına neden oldu. Bundan sonra chp lideri de darbenin demokrasiye aykırı olduğunu ifade etmesi ve darbecilere destek vermemesi vatan hainlerinin heveslerini tam anlamı ile boğazlarına tıkamış oldu. Bu kırılma noktalarının akabinde bir tv kanalının canlı olarak bağlandığı İstanbul Valisi Vasip Şahin’in darbecilere geçit verilmeyeceği açıklamasının ardından beraber olduklarını ifade ettiği 1. ordu komutanı Ümit Dündar’a telefonu verip, komutanın da, darbecilerin ordu içinde hiyerarşik yapıya aykırı olarak hareket eden bir grup olduklarını ve ordu komuta kademesinin bu işin içinde olmadığını beyan etmesi, halkın bu darbeye karşı koyması açısından tam anlamı ile belirleyici bir unsur oldu. Bu aşamadan sonra da sayın Cumhurbaşkanının 4.5 G bağlantısı ile kendisinin sağ olduğunu ve ordunun başkomutanı olarak halkın meydanlara inmesini emretmesinden sonra ise ölümü dahi umursamayan vatan evlatlarının meydanlara inmesi darbecileri panikletti. Halkın ölümü göze alarak tankların üzerine yürümesi, tankların üstüne çıkarak, içindekileri çıkarıp teslim alması, üzerine sıkılan kurşunlara aldırmayarak silahlarını almaya gitmesi darbecilarin tanklardan ve uçaklardan aldıkları cesareti de bitirdi. Nene hatunların genlerini taşıyan ninelerin ellerine aldıkları oklavalar ile vatanlarını korumak için şehre inmeleri de hainlerin kanlarını dondurdu. Neticede hareket edemez hale geldiler. Halkın gücünün ne olduğunu biz bu gece gözlerimiz ile gördük. Barış sürecinin de ne anlama geldiğini herkesin artık görmesi gerektiği ortaya çıktı. Şunu net olarak görmemiz gerekiyor. Eğer barış sürecini yaşamamış olsaydık ve halkı yanımıza çekmemiş olsa idik pkk ya karşı yapılan operasyonlardan netice almamızın mümkün olmadığını görmüş olduk. En başta sayın Bahçelinin gerçek anlamda bir devlet adamı olduğunu ifade etmiş idik. Bu doğrultuda sayın bahçelinin neden bir an önce devrilerek yerine topuklu lady’nin getirilmeye çalışıldığı da net olarak anlaşılmış oldu. Lady, yaptığı konuşmalarda devamlı olarak ben başbakan olacağım, cemaatçı diye atılan polisleri geri döndüreceğim, polis kolejlerini de yeniden açacağım diyordu. Demek ki kendisine darbeden sonra başbakanlığın garantisi verilmiş oluyordu. Bu aşamada darbeden bilgisinin olduğu anlaşılmaktadır. Darbe soruşturmasına dahil edildiği takdirde bu durum ortaya çıkabilecektir. Bir de daha vahim bir durum söz konusudur. Düşman ile savaşmak amacı ile kurulmuş olan ordumuzun birlik komutanları darbe girişimi neticesinde tutuklanmış, bir anlamda yurt savunmamız bir anlamda sekteye uğramıştır. Düşmanla savaşmak için bu mesleği seçenler, halkına silah çekmeyi tercih etmiş, meydanlara toplanan vatan evlatlarını da it sürüsü olarak vasıflandırmış, pervasızca üzerleri ne mermi sıkılmasını bir yıllık süre için kendilerine hizmetkarlık yapan Mehmetçiklere emredebilmişlerdir. Bir de açık bir şekilde görünen bir husus var. O günden bu yana sadece bu ile ilgileniyoruz. 12 eylülde tüm çatışmalar bıçak gibi kesilmişti. Şimdi de aynı durum söz konusu. O gün için darbenin şartlarını oluşturanlar, bu gün de darbenin şartlarının oluşması için bu tür eylemleri destekliyorlarmıydı. Bazıları da tiyatrodan filan bahsediyorlar. Net bir şekilde darbe destekçisi olan bu şahıslar kendilerini hala darbe öncesinde yaşıyor gibi görmekteler. Ancak görüldüğü kadarı ile işe yargıdan ve idari yapıdan başlayan devlet her kurum ve yapıda kararlı mücadelesini sürdürecektir. Bugün halen fütursüz ce devletin başına ve ordunun başkomutanına hakaret ve küfür etmenin bedelini ödeyeceklerdir. Facebooklarınız dan paylaşımlarınızı silmeniz de sizi kurtarmayacaktır.
Ayışığının tüm karanlıkları aydınlatması dileyiğle

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 KEMER HABER Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle