Hoşgeldiniz  

ER Mİ YAMAN ? BEN Mİ YAMAN ?

SEMİH KÖKEN | 01 Mart 2017 | Yazarlar


SEMİH KÖKEN
semihkoken@gmail.com

Kemerde   bu günlerde  elden ele dolaşan bana ait olduğu iddia edilen ve gizlilik kararı bulunmasına rağmen Kemerde görev yapmış üst düzey bir  Emniyet mensubu  tarafından sızdırılan belgeler konuşuluyor.

Birincisi Bu belge gizlidir ve gizli kalmalıdır  ama beni yıpratmak için sızdırılmasına rağmen zerre ne korkarım nede geri adım atarım benim  FETÖ den  dolayı şikayet ettiğim kişilerin biri hariç hepsi içerde ama bunun yanında çok değer verdiğim yıllardır tanıdığım bir kaç şahsın oralara ilave edilerek sanki  benim ifademmiş gibi piyasaya servis edilmesi önce ahlaksızlık sonrada Adaletin gizliliğine aykırıdır.

Bu belgeleri değiştirerek kopyalayıp  yayanlar hakkında Antalya Başsavcılığına şikayetlerimi yaptım bakalım  er mi yaman bey mi yaban göreceğiz..Görevden alınan o çam yarması deyyus ile de özel olarak ilgileneçeğım….

Bunu da kamuoyuna açıklamak istedim.

Gelelim şimdi başka mevzulara ….

Sosyal medyanın bizlere sağlamış olduğu imkanlarla son yıllarda aramızda birçok klavye kahramanı türedi.

Bazı konulardaki paylaşımlarda seviye düşüyor. Bu durum toplumsal bir yara olduğu için gündeme getirmenin faydalı olacağını düşündüm.

Zira, sosyal medya arenası aşağıdaki sebeplerden dolayı bazılarının kin kusma, kılıç çekme, hava atma ,ayrıştırma ve ötekileştirme meydanına dönüştü.

Yediği yemeği , içtiği içkiyi paylaşanlar var. Aldığı arabayı , eşyayı, hatta cep telefonunu paylaşanlar var. Bu paylaşımlar ile mutlu olan arkadaşlara bu imkanlara sahip olamayan çoğunlukların da bulunduğunu düşünmelerini tavsiye ederim. Malumunuz dinimiz de bu tür davranışları uygun görmemiştir. Türk’ün töresi de, adetide dine uygundur. Herkesin özeli olarak değerlendirilebilir ama imkanları olmayanların haklarını da düşünmeliyiz.

İş ve sosyal hayattaki başarıları bilgilendirme ve faydalı olma adına paylaşmak güzel olabilir. Ancak , özel hayatlarında, aile ve iş hayatlarındaki günlük yaşantılarının nerdeyse tamamını paylaşanlar var. Özel , aile ve iş hayatının kutsiyetinin korunması gerektiğini de belirtmek isterim.

Bir de yaşını, başını almış, belli mevkilerde bulunmuş , kendini adam zannedenlerin sosyal medya üzerinden başkalarına seviyesizce, terbiyesizce ve alçakça sataşmaları var. En kötüsü de budur. Kişisel kıskançlıklarını ve kindarlıklarını toplumsal meselelerle karıştıranlar var. Kendi husumetini toplumsal göstermeye çalışan bir sürü uyanıklar var. Sataştıklarının yüzüne bir şey söyleyemedikleri gibi, karşılaştıklarında saygıda kusur etmezler. Arkadan konuşmayı da hiç ihmal etmezler. Riyakarlık batağına saplanmışlar. Oysa yüzleşmek her zaman iyidir. Birbiri hakkında konuşmak yerine birbirimizle konuşmalıyız.

Değerli dostlarım; insanın yüzüne söyleyemeceğini arkadan dedikodu yaparak, yada bilgisayarın başına geçip göndermelerle ucuzca kahramanlık yapmak adamlık değildir. Bu ikiyüzlülüktür. Ortalığı karıştırmak için kendine rol biçmektir.

Özellikle referandum veya seçim zamanında sanki hiç yüze bakmayacakmışçasına ve umursuzca siyasi ilişkilerini her türlü insani ilişkisinin önüne geçirip, sanki karşı tercih kullananları düşman gibi görmek son derece yanlıştır. Bunu da ulu orta sosyal medyada yapmak daha da cahilce bir davranıştır. Unutmayalım ki, cenazede, bayramda, düğünde birlikte olacağız.

Netice olarak; sosyal medyayı gösteriş, kin ve nefret düşüncesi üzerine kullananlar topluma da zarar vermiş oluyorlar. Bunlara rağbet etmemek gerekiyor.

Ayışığı nın tüm karanlıkları aydınlatması

dileyiğle

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 KEMER HABER Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle