Hoşgeldiniz  

Öcalan, HDP İçin Oy Tahmininde Bulundu

SEMİH KÖKEN | 04 Mayıs 2015 | Siyaset A- A+

Öcalan, HDP İçin Oy Tahmininde Bulundu

HDP’li Önder, Öcalan’ın HDP için oy tahmininde bulunduğunu belirterek “Bu seçim için ‘Yüzde 12’nin çok üzerindesiniz, baraj sorununuz olmamalı’ değerlendirmesini yaptı” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İmralı Heyeti Sözcüsü Sırrı Süreyya Önder, PKK lideriAbdullah Öcalan‘ın 7 Haziran genel seçimlerinde HDP‘nin oy oranını yüzde 12 olarak tahmin ettiğini aktardı.

Cumhuriyet gazetesinden Selin Ongun‘un, Önder ile son siyasi durum hakkında yaptığı söyleşinin ikinci bölümünü bugün yayımlandı. Röportajda Abdullah Öcalan‘ın HDP için oy tahmininde bulunduğunu belirten Önder, “Tüm görüşmelerimizde bütün seçim tahminlerini tutturan birisi. Bu seçim için ‘Yüzde 12’nin çok üzerindesiniz, baraj sorununuz olmamalı’ değerlendirmesini yaptı. Onun kafasında, barajın altında kalma, senaryosu yok” şeklinde konuştu.

İşte o röportajdan bir kesit;

Fidan’ın MİT‘e geri dönüşü “önemsiz” göründüğü için mi gündeminize gelmedi İmralı‘da?

Görüşmelerdeki vakit darlığından bahsettim. Bir de Sayın Öcalan, bütün boyutlarıyla bilmediği meseleler üzerinden spekülatif değerlendirmeler yapmaz.

ÖCALAN: YÜZDE 12’NİN ÇOK ÜZERİNDESİNİZ

HDP’nin baraj altında kalması halinde Öcalan’ın B planı nedir?

Tüm görüşmelerimizde bütün seçim tahminlerini tutturan birisi. Bu seçim için “Yüzde 12’nin çok üzerindesiniz, baraj sorununuz olmamalı” değerlendirmesini yaptı. Onun kafasında, barajın altında kalma, senaryosu yok.

HDP’nin baraj altında kalması halinde HDP‘nin bölgede temsili “Kürt meclisleri oluşturması” gibi başlıklar da gündeme geliyor. Buna bakışınız nedir?

Bunlar, HDP‘ye dönük ilginin kesilmesine yönelik bir saldırı kampanyası. “Ayrılıkçılık” hatırlatması yaparak, ilk kez HDP‘ye oy verecek seçmeni caydırma girişimidir.

Kısa süre önce Mesut Barzani ile Kandil arasında Şengal’daki kanton gündemi nedeniyle sert polemikler yaşandı. Öcalan, Barzani ve Kandil arasındaki polemiğe ne diyor?

Bütün sorunların çözümlenmesi için Kürt Ulusal Kongresi‘nin acilen toplanmasını söylüyor. Bu tartışmaların büyümesinin, bu kongrenin eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyor.

“PYD’DEN YARDIM İSTENDİ”

Cumhurbaşkanı’nın sizi işaret eden “Süleyman Şah Türbesi’nden hareket halindeki tank arıza yapmış. Kalkıyor terör destekli partinin vekili diyor ki biz kurtardık tankı. Yalan! Sen ne anlarsın tankı tamir edip, orduya teslim etmekten?” sözlerine yanıtınız nedir?

Benim ağzımdan hiçbir yerde tank lafı çıkmadı. Sayın Erdoğan elinde böyle bir tank arızası olduğu ve YPG‘lilerin yardımcı olduğu bilgisi olmalı ki, elindeki bilgiyle benim söylediklerimi karıştırmış. Bir lapsus durumu var. Süleyman Şah Türbesi‘nin etrafını IŞİDsarmıştı, askerler mahsurdu. Bunu devlet temsilcileri “İcap ederse beş dakikada oradayız” diyerek açık ettiler. Türbenin taşınması gerekiyordu, PYD‘den yardım istendi. Bu yardım istendiği zaman bizler arabuluculuk ettik. PYD bu yardımı seve seve kabul etti. Dayanışma ve el birliği ile bu yapıldı. Bu bir milletvekilinin işi midir? Değildir, illegale işte böyle dahil olduk. Bu, ülkenin onurunu itibarını ayak altına aldırmamak için sorumlu bir davranıştır.

“Masayı devirirseniz, devreye Genelkurmay masası girer” demiştiniz. Son üç ayda Genelkurmay masası devreye girdi mi?

Elbette. Üstelik Genelkurmay da kendi içinde eskisi gibi yekpare değil. MardinMazıdağı‘nda girdi, halk canlı kalkan oldu, durdurdu. Keza Roboski‘de katırları itlaf ettiler, halk yine devreye girdi. Ağrı‘da yaşananları keza Türkiye gördü. Öte yandan alandaki askeri yetkililer savaşmak istemediklerini ve kendilerinin buna zorlandığını, oradaki halkla paylaşıyorlar. Bu bilgiler bize geliyor. Biz bu savaşa inanmıyoruz, diyen komutanlar var bölgede. Tıpkı bir fırsat olsa da “savaşmalıyım” diyen komutanlar olduğu gibi.

“BİRÇOK ASKERLE GÖRÜŞÜYORUM”

Siz “savaşmak istemiyoruz” diyen bir komutanla yüz yüze geldiniz mi hiç?

Ben, değişik rütbelerde birçok asker ile görüşüyorum. Erinden generaline kadar. Siz bir ülkede kapı kilitleme usulü 60-70 generali içeri attırmışsanız, Genelkurmay Başkanı’nı terör örgütü lideri olarak yıllarca hapis yatırmışsanız subaylar sizin günlük savaş hesaplarınız karşısında bin kere düşünürler. Bakıyorlar İlker Başbuğ Paşaları o günden beri düzen tutmuyor. Adam kendisini Atatürk şiirleri yazmaya verdi. Yazıktır.

Ağrı için “İhaleyi askere yıkacaklardı, Genelkurmay tuzağa düşmedi” demiştiniz. Altını nasıl doldurursunuz?

Altını doldurmama gerek mi var? Ben o demeci verdikten yarım saat sonra GenelkurmayAğrı halkına teşekkür etti. Ve Başbakan’ı, Cumhurbaşkanı‘nı tekzip ettiler.

İmralı heyetinin “Süreç hükmünü yitirmiştir” açıklamasına henüz hükümetten toplu bir yanıt gelmedi. Sizde şu ana dek nasıl bir bilgi var?

Açıklamamızı değerlendirdiklerini, hükümetin toplantılar yaptığını biliyoruz. HükümetSözcüsü “İzleme Komisyonu’nun gereğine inanıyoruz. Söz verdik” dedi. Şimdi “Bu sözü yiyecek miyiz, yemeyecek miyiz”in değerlendirmesini yapmakla meşguller. Göreceksiniz söylediklerimin aslına dair bir tutum alamayacaklar. Etrafında gezip duracaklar.

İmralı’daki görüşme anlarınızla ilgili gözümüzde nasıl bir atmosfer canlansın? Görüşme salonunda mesela televizyon, telefon var mı?

Bu dediklerinizin hiçbiri yok. Son halini söylüyorum. Genişçe bir salon, o salonda bir masa, odanın bir köşesinde bir çay makinesı. Son tahlilde bir cezaevi orası. Menderes‘e darağacı kurulmuş yoldan geçerek giriyoruz içeri. Saray olsa ne yazar?

“ÇAY HAPİSHANELERİN MİLLİ İÇKİSİDİR”

Çayınızı kendiniz alıyorsunuz?

Kendimiz alıyoruz. Çay hapishanelerin milli içkisidir.

Yemek molası oluyor mu?

Hayır, hatta çay için de mola vermiyoruz. Genellikle öğlen saatlerinde orada oluyoruz. Etraflıca hatır sormaya bile vakit yok. Hemen görüşmeye geçiyoruz. En uzun görüşmemiz dört buçuk saat sürdü.

“SAATİNİ ÇIKARIP MASAYA KOYUYOR”

Adaya inince sizi asker mi karşılıyor?

Bizi cezaevi müdürü karşılıyor. Rutin cezaevi kontrollerinden geçerek doğrudan, ana bloka giriyoruz. Oradan da görüşme için tahsis edilen odaya geçiyoruz. Odaya girdiğimizde, masaya geçmeden, ayakta sağlığını soruyoruz, o da bizimkini soruyor. Oturduğumuzda, Sayın Öcalan saatini çıkarıp, masaya koyuyor. Hazırladığı gündemi konuşmaya başlıyoruz. Takibinde biz gündemimizi aktarıyoruz. Mesajlarını alıyoruz.

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 KEMER HABER Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle