Hoşgeldiniz  

Türk Cumhuriyetleri ile ilişkiler kurumsallaştı

SEMİH KÖKEN | 06 Nisan 2015 | Antalya Haber, Gündem A- A+

Türk Cumhuriyetleri ile ilişkiler kurumsallaştı

Büyükşehir Belediyesi Yeni Türkiye Buluşmaları’nda Türk dünyası ve Türk Cumhuriyetleri ile ilişkiler masaya yatırıldı.

 



Konferansta, 2000’li yıllardan sonra Türk Cumhuriyetleri’nin, Türkiye ile olan ilişkilerinin olumlu bir şekil aldığı ve siyasi, ekonomik, sosyal anlamda kurumsallaşmış bir ilişkiye dönüştüğü vurgulandı. Dünyayı sarsan ekonomik kriz döneminde Türkiye’nin krizi nispeten daha kolay atlatmasındaki en önemli etkenin Türk Cumhuriyetleri olduğu ifade edildi.

 

Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nca organize edilen Yeni Türkiye Buluşmaları konferanslar dizisinde bu hafta Türk Dünyası ve Türk Cumhuriyetleri konusu ele alındı. Antalya Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda gerçekleşen konferansa, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Siyaset Bilimci Dr. Murat Yılmaz’ın oturum yöneticiliği yaptığı konferansa Doç. Dr. Turgut Demirtepe ve Yrd. Doç. Dr. Yakup Ömeroğlu konuşmacı olarak katıldı.

 

İslam Birliği ve Türk Birliği düşünceleri ütopikti

 

Doç. Dr. Turgut Demirtepe 1900’lü yıllarda Anadolu Türkleri ve Orta Asya Türkleri ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile Sovyetler Birliği arasındaki politik ilişkilere değindi.  Demirtepe şunları anlattı: “1917 öncesinde Anadolu Türkleriyle, Orta Asya, Kafkas Türkleri ve Tatarlar arasında ciddi bir ilişki vardı. Fakat 1917’de yaşanan devrimle birlikte Sovyetler Birliği’nin kurulmasıyla bu ilişki kesiliyor. Bir tarafta Sovyetler Birliği altında yaşayan Türkler, diğer tarafta Osmanlı’nın bakiyesi üzerinden yaşanan tecrübelerden ders alarak Türkiye Cumhuriyeti’nde yeni bir dış politika kurma çabası vardı. O dönem koşullarında Atatürk, İslam Birliği ve Türk Birliği düşüncelerini ütopik düşünceler olarak değerlendiriyordu çünkü Sovyetlerle ayrı bir dünya kurulduğunu, bu ilişki biçiminin devam etmeyeceği anlayışıyla pragmatik bir yaklaşım tarzı var. Daha sonra bu bir politika haline geliyor ve Türk toplumları ile ilgilenmek, marjinal siyasi akımların ilgilendiği bir konu haline geliyor.”

 

2000’den sonra ilişkiler ciddi oranda ilerledi

 

2000’li yıllardan sonra Türk Cumhuriyetleriyle sosyal ve ticari ilişkileri geliştiğine dikkati çeken Demirtepe,  “2000’li yıllardan önce Ortadoğu bataklık olarak tanımlanıyordu. Türk Cumhuriyetleri ile ilgilenmek Turancılık ve faşistlik olarak görülüyordu. 2000’li yıllardan sonra bu görüş değişti ve Orta Doğu ve Orta Asya birer fırsat alanı olarak görülmeye başlandı. 2000 yılında Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye arasındaki ticaret 1.2 milyar dolar iken 2012’de 8 kat artarak 9 milyon dolara çıkmıştır” diye konuştu.

 

Türk Cumhuriyetleri’nde ilk sıradayız

 

Yrd. Doç. Dr. Yakup Ömeroğlu, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlığını ilan edeceği dönemde Türkiye hükümetinin üç büyükelçi görevlendirerek rapor istediğini anlattı. Ömeroğlu şöyle konuştu: “Türkiye, Türk Cumhuriyetleri’ni tanımalı mı tanımamalı mı tartışmaları sürerken, görevlendirilen büyükelçilerden biri Türkmenistan’ın sadece 25 bin doları vardı diyor. Böyle bir noktada Türkiye bu devletleri tanıdı ve ilk döviz rezervleri de Türkiye’den gitti. İlk büyükelçilikler Türkiye’nin büyükelçilikleri oldu bu hala büyük şeref bizim için. Diplomaside bütün dünyada şöyle bir gelenek var. O ülkede hangi büyükelçilik hangi sırayla açıldıysa o sıraya göre plaka numaraları veriliyor. Bizim bütün Türk Cumhuriyetlerinde büyükelçilerimizin bindiği makam araçlarının plakası 1’dir. Bütün Türk Cumhuriyetlerinde bizim büyükelçilerimiz protokolde de ilk sırada.”

 

Türkiye en güvenli seçenek

 

Dünyayı sarsan ekonomik kriz döneminde Türkiye’nin krizi nispeten daha kolay atlatmasındaki en önemli etkenin Türk Cumhuriyetleri olduğunu anlatan Ömeroğlu şunları ifade etti: “Bizim ilk zamanlarında döviz rezervlerini oluşturduğumuz, bütçelerine katkı verdiğimiz devletler, Türkiye’nin bu krizi daha rahat atlatmasının temel aktörleri haline geldi.  Azerbaycan İzmir’e 25 milyar dolarlık rafineri yatırımı yapıyor.  Her yıl 5 milyar dolara yakın Azerbaycan yatırımı sadece bu rafineri için Türkiye’ye giriyor. Kazakistan’ın yine ciddi yatırımları var.  Türki Cumhuriyetlerinin bol miktarda gayrimenkul alımları var. Kazakistan’da herhangi bir aksilik yaşandığında, yaşanılabilecek ikinci bir ülke olarak Türkiye’yi görüyor ve yatırımını burada yapıyor.”

 

Konferansın sonunda oturum yöneticisi Dr. Murat Yılmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel adına konuşmacılara ASMEK kursiyerleri tarafından yapılan Ebru tablosu takdim etti. yeni türkiye türk cumhuriyetleri (1)

yeni türkiye türk cumhuriyetleri (3)

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2020 KEMER HABER Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle