Son Dakika
20 Şubat 2020 Perşembe

40 YILLIK EĞİTİMCİYE BÜYÜK KUMPAS

27 Ocak 2020 Pazartesi, 23:32

Antalya Kemerin Yetiştirdiği değerli eğitimcisi Ahmet URAZ a büyük kumpas kuruldu.

TURİZM beldesi olmadan önce
Kemer’e bağlı Tekirova’dan yola
çıkan büyük bir eğitimciye yapılan
büyük kumpas ve gerçeklerini
olayın kahramanı herkesin tanıyıp
sevdiği güzel insan Öğretmen Ahmet
Uras’la gelişen olayları tüm açık yürekliliği
ile konuştuk.
Binlerce öğrenci yetiştiren eğitim camiasında
sayılan sevilen Ahmet hocanın başına
gelenler kimsenin başına gelmemiştir sanırım.
Türkiye’nin çeşitli yerlerinde görev yapan
Üraz 3 okul ve 160 derslik kazandırmış
bir insana yapılanlar içler acısı bir gerçeği
ortaya koyuyor.


2013 YILINDA MESLEKİ BİLGİLERİMİ
DAHA DA İYİ VERMEK İÇİN ELİNDE
AVUCUNDA OLANI BU YOLDA
HARCAYAN ÜRAZ ANTALYA NIN EN İYİ
EĞİTİM KURUMU BİLGE ADAM KOLEJİ
İLE ZİRVE YAPMIŞTIR.
Bu başarıyı çekemeyen bir takım mihraklar
ÜRAZ’ı bitirmek için ellerinden geleni
yapmışlar ve 40 yıllık eğitimciyi hiç yaşamaması
gereken hallere sokmuşlar, işte o
gerçekler AHMET URAZ’ın anlatımıyla…
• Değerli Ahmet Hocam olayı başından
sonuna kadar anlatır mısınız?
Ben emekli tarih öğretmeni AHMET ÜRAZ,
Antalya Kemer Tekirova mahallesi 1953 doğumluyum.
Antalya’nın en eski ve en prestijli
okullarından olan Çağlayan Lisesi’nde
20 yıla yakın öğretmenlik yaptım binlerce
öğrenci yetiştirdim. Bir o kadar da hizmet
ederek eğitim camiasında hizmetim vardır.
Herkes çok iyi tanır ve itibar ederler.

DOĞA KOLEJİ’NE YAPILAN KURTARMA OPERASYONU
BİLGE ADAM’A NEDEN YAPILMADI?

 

ANTALYA BILGE ADAM KAYBEDILI
GERÇEGI
İlkokulu Kemer’de, Orta ve Lise öğrenimimi
Antalya’da tamamladım. 1973-1976 yılları
arasında Finike Diyanet İşleri Başkanlığı
bünyesinde çalıştım. 1976-1980 yıllarında
Erzurum Atatürk Üniversitesi Tarih bölümünden
mezun oldum. 1980-1985 yılları
arasında Mardin Kızıltepe Lisesinde Tarih
öğretmeni olarak çalıştım. Daha sonra Antalya
Çağlayan Lisesine atandım. 18 yıl bu
lisede çalıştıktan sonra 2003 yılında emekli
oldum.
2000 yılında Antalya, Burdur, Isparta ve
Muğla illerinin ve ilçelerinin Sınav Dergisi
(sınavlara hazırlık) Temsilciliği Ankara
Sınav Merkezi tarafından şahsıma emanet
edildi. 2015 yılındaki dershanelerin
kapatılıp okula dönüşüm sürecinde Balbey
Mahallesi İsmetpaşa Caddesi No:3 Muratpaşa
adresindeki dershanemizi okula
çevirdik. Okulumuzun tenefüshane bahçesi
Balbey koruma alanı içersine dahil olduğu
için sürekli şikayet edildik. Bu durumu da
sonradan öğrendik. Ama mahkemeye verildik.
Bu durum bizi bu bölgede rahat eğitim
öğretim yaptırılmayacağı kararına vardırarak
yeni bir okul yapmayı düşündük.
BILGE ADAM KOLEJI NASILDOGDU?


Bundan dolayı ekonomik gücümüz çok
zayıf olduğu için bankalarla görüşmeler
yaptık. Arsa alım ve okul yapımı teklifinde
bulunduk. Bunun üzerine devlet bankası
olan Halk Bankası bizim geçmişimize
ticari faaliyetlerimizi çok sıkı araştırıp bize
olumlu olarak geri döndü. Biz de bunun
üzerine, okul yapılabilecek araziyi Konyaaltının
ilçesi Uncalı semti “Böcekler Anadolu
Lisesi” yanında 4069 m2 ticari alan arsayı
bulduk. Halk Bankasına ilettik. 05/05/2015
tarihinde 2 milyon TL öz kaynaklarımızdan
olmak üzere 8 milyon TL Halk Bankası destek
vererek bu arsayı satın aldık. Ocak 2016
tarihinde okul inşaatını bu arsada başlattık.
Tabi ki Halk Bankası yüksek değerde, hatırladığıma
göre 27 milyon TL arsa üzerine
ipotek koydu. Tabi ki okulu 1 Eylül
2016 tarihinde yetiştirmek zorundaydık.
Çünkü bankaya 6 ayda bir yüksek oranda
faiz ödüyorduk. Tabi ki banka inşaat
içinde her ay belli oranda ödeme desteği
veriyordu. Ama okulun çabuk bitmesi
için inşaatçılara ve malzemecilere büyük
oranda sıralı çekler kestik. Bir kısmını okul
kayıtlarından,bankadan ödemeler yapıyorduk.
Hatta 2016 Eylül taksitlerin tamamı
ile özkaynaklarımızdan ödemiştik. Tabi ki
bu arada büyük ödemeler eylül ayından itibaren
2016-2017 yılı süresice her ay büyük
ödemelerimizin listesini bankaya ilettik ve
bilgilendirdik. Ama çalıştığımız Eski Sanayi
Halk Bankası şubesi son olarak 2016 Ekim
ayının ödemelerine destek verdi. 1 Kasım
2016 tarihinden itibaren banka bize olan
desteğini hiçbir neden göstermeden kesti.
Halk Bankası’nın Antalya bölge müdürü olan
Ertuğ beye defalarca gittik yalvardık “bu
işe bizi sen soktun, yoksa ben emekli bir
öğretmen olarak böylesine büyük bir yükün
altına girmezdim” dememe rağmen hiç
destek vermedi. Hep Ankara ve İstanbul’u
işaret etti. Oralara da gittik. Oradakiler de
“biz Antalyanın raporuna bakarız” diyip eli
boş döndürdüler. Şubenin müdürü Yaşar
bey emekliliğini
istemişti,onun derdindeydi.
Şubedeki
memur Selçuk
bey de bizimle
ilgileniyordu o da
yetkisiz ve pasif
kaldı.


OLAYLAR NASIL
GELITI?
BANKA NEDEN
DÖNDÜ?
Biz Kasım
2016’dan itibaren
30 Mart 2017’ye
kadar çeklerimizi
yazdırmamak için
perişan olduk, çok
direndik ama 31
Mart 2017’de ilk defa çeklerimiz yazıldı,
okul maceramız adeta o gün bitti. Aşağı yukarı
bu tarihten 1 hafta sonra bölge müdürü
“ben size yardımcı olacağım ama yazılan 35
dolayındaki çekleri ödeyerek toplayıp bize
getireceksiniz” dedi. Biz de yeni bir çılgınlığa
başladık. Çekleri topluyoruz, çok uğraş
verdik ama en sonunda 2017 Nisan ayı
ortalarından itibaren Nisan çekleri yazılmaya
başladı. Korkunç şekilde tüm Antalya ve
Türkiye’de çeklerin yazıldığını duymayan
kalmadı, bir taraftan da çalışanların maaşları
aksadı. İnşaatcılar ve malzemeciler yoğun
bir şekilde üzerimize gelmeye başladılar.
Tabi ki Mart ve Nisan ayına kadar mülk almaya
yöneldik. Bunları teminat göstererek
başka bankalardan kredi kullandık. Maaş
ve borçları ödemeye çalıştık. Bu mülklerin
hepsini çekle aldık.
Hepsi karıştı. Sonunda
okulu satmaya karar
verdik. Temmuz 2017
de 33 milyona yaptığımız
okulu 25 milyona
sattık. Bu satıştan Halk
Bankası’nın bize toplamda
18 milyon destek
vermişti, 19,5 milyonu
ipoteği kaldırmak için
tahsil etti. Halbuki bu
kredi 7 yıllık krediydi.
Bir yıl dolmadan tamamını
tahsil etti banka
bu duruma çok mutlu
olurken biz çok daha
perişan olduk. Okulun
üzerinde 35 dolayında
haciz vardı. Okulun satışıda
hiç yetmedi büyük
borçlarımızda devam etti gitti. Keşke Halk
Bankası bizi bu işe teşvik etmeseydi de bu
işe girişmeseydik. ŞİKAYETÇİYİZ…

BILGE ADAM ADI ANTALYA’YISALLADI
VE MUHTEEM BIR OKUL AÇTINIZ
Tabiki okul inşaatımız devam ederken, 38
yıllık bir eğitimci olmam on binlerce öğrencinin
yetişmesine katkıda bulunmam,
başarılı ve güvenilir bir eğitim grafiği oluşturmam
birilerinin önümü kesme faaliyetinin
olduğuna inanıyorum. Çünkü velilerin
teveheccünü kırmak için velilerimize
telefonlar açılıp mesajlar yoluyla “okulun
açılamayacağı, inşaatın bitmeyeceği” bazı
okul sahipleri tarafından telkin edilmiştir.
Örnek Has Koleji sahibi Derya isimli şahsın
söylentileri ve mesajları.
Ayrıca grup
halinde 1 ekibin
hem Konyaaltı
Belediyesi hem de
İl Milli Eğitim Müdürlüğüne
giderek,
bina ruhsatı ve okul
ruhsatı verilmesinin
eleştildiği
duyumları aldık.
Çok muhteşem, eğitim
öğretime çok
uygun, Hollanda’da
yapılan bir bilimsel
toplantıda övücü
nitelikte konuşulan
bir okul oluşturduk.
1 Eylül 2016 tarihinde eğitim öğretime
açtık. Tabi ki bizim hakkımızda olumsuz
planların yapıldığını bu hareketlerden
anlıyoruz ki müdür tayin ettiğimiz Ş. P. hanımefendi
Türkiye’nin en pahalı kadrosunu
oluşturdu. 100 dolayında annesi babası
öğretmen olan çocuğu ücretsiz okuttu.
Getirdiği velilerde yüksek indirimler yaptı.
Kendisine de 10.000 TL maaş bağladı.
MONO MIMARLIK KÖTÜ NIYETLI MIYDI?

 


2017 Temmuz ayında okul binasını ve arsasını
25 milyon TL karşılığı İstanbul menşeili
MONO MİMARLIK A.Ş. adında bir şirkete
sattık. Önce de belirtiğimiz üzere 27 milyon
TL ipoteği olan Halk Bankası bu paranın
19,5 milyon TL’sini nakit aldı. Geri kalan
para inşaattan gelen borçlarımızdan %35’e
yakın ipotek ; dolayısıyla alacaklılara hiç
yetmedi bile. Okulu satınca çok borcumuz
kaldı. Bu borçları ödeyebilmek için okula
200 bin TL karşılığı kiracı olduk. Ama 2017
yaz aylarında 2017-2018 Eğitim- Öğretimin
başlangıcından günlük 4 veya 5 grup
avukat ve icralar ayrı ayrı gelerek, aynen şu
cümleyi kurdular “okulu kaldırmaya geldik”
söylemelerine rağmen okul kayıtlarımızın
çok iyi olduğunu düşünerek taahhüt
verdim. Çünkü avukatlarımızın Kahir ekseriyatı
ve alacaklılar sanki hepsi de peşin
hükümlüydü. Hukuka ve alacağa saygımız
sonsuzdur. Ama sanki belli bir merkezden
ön yargı ile geliyormuşçasına işlem yaptılar.
Verdiğimiz taahhütün sayısı 80 dolayındadır.
Halbuki geçmişte 1987-2007 yılları arası
aileme ait bir yayıncılık işletmesinde bulundum.
2006 Mayıs ayından itibaren kurduğumuz
şirketemize ait Türkiye genelinde
büyük bir eğitim markası ve kurumu olan
SINAV Dergisi Dersanelerinin Antalya temsilciliği
şirketimize verildi. Tabiki şirketimiz
şahsım önderliğinde bu eğitim kurumu
2015 yılına kadar başarı ile yürütülmüştür.
Bu tarihten itibaren Devletimizin kararı ile
Dersanecilik sona erdi ve özel okulculuk
başladı. Bizim büyük sıkıntılar da bundan
sonra başladı. Tabiki icra dairelerine ve
avukatlara, alacaklılara verdiğimiz taahhütler
dolayısıyla taahhütleri ödemek için
yoğun çabaya giriştik. Hatta Antalya İcra
Dairelerinde adımız “en iyi borçlu” olarak
konuşuldu. Ama ne yazıkki okulumuzda
2016-2017 Eğitim-Öğretim sonucunda ayrılan
öğretmenlerin ve çalışanlarım bir çoğu
adeta bombalarcasına dedikodu furyasına
giriştiler.

TURİZM beldesi olmadan önce
Kemer’e bağlı Tekirova’dan yola
çıkan büyük bir eğitimciye yapılan
büyük kumpas ve gerçeklerini
olayın kahramanı herkesin tanıyıp
sevdiği güzel insan Öğretmen Ahmet
Uras’la gelişen olayları tüm açık yürekliliği
ile konuştuk.
Binlerce öğrenci yetiştiren eğitim camiasında
sayılan sevilen Ahmet hocanın başına
gelenler kimsenin başına gelmemiştir sanırım.
Türkiye’nin çeşitli yerlerinde görev yapan
Üraz 3 okul ve 160 derslik kazandırmış
bir insana yapılanlar içler acısı bir gerçeği
ortaya koyuyor.
2013 YILINDA MESLEKİ BİLGİLERİMİ
DAHA DA İYİ VERMEK İÇİN ELİNDE
AVUCUNDA OLANI BU YOLDA
HARCAYAN ÜRAZ ANTALYA NIN EN İYİ
EĞİTİM KURUMU BİLGE ADAM KOLEJİ
İLE ZİRVE YAPMIŞTIR.
Bu başarıyı çekemeyen bir takım mihraklar
ÜRAZ’ı bitirmek için ellerinden geleni
yapmışlar ve 40 yıllık eğitimciyi hiç yaşamaması
gereken hallere sokmuşlar, işte o
gerçekler AHMET URAZ’ın anlatımıyla…
• Değerli Ahmet Hocam olayı başından
sonuna kadar anlatır mısınız?
Ben emekli tarih öğretmeni AHMET ÜRAZ,
Antalya Kemer Tekirova mahallesi 1953 doğumluyum.
Antalya’nın en eski ve en prestijli
okullarından olan Çağlayan Lisesi’nde
20 yıla yakın öğretmenlik yaptım binlerce
öğrenci yetiştirdim. Bir o kadar da hizmet
ederek eğitim camiasında hizmetim vardır.
Herkes çok iyi tanır ve itibar ederler.
ANTALYA BILGE ADAM KAYBEDILI
GERÇEGI
İlkokulu Kemer’de, Orta ve Lise öğrenimimi
Antalya’da tamamladım. 1973-1976 yılları
arasında Finike Diyanet İşleri Başkanlığı
bünyesinde çalıştım. 1976-1980 yıllarında
Erzurum Atatürk Üniversitesi Tarih bölümünden
mezun oldum. 1980-1985 yılları
arasında Mardin Kızıltepe Lisesinde Tarih
öğretmeni olarak çalıştım. Daha sonra Antalya
Çağlayan Lisesine atandım. 18 yıl bu
lisede çalıştıktan sonra 2003 yılında emekli
oldum.
2000 yılında Antalya, Burdur, Isparta ve
Muğla illerinin ve ilçelerinin Sınav Dergisi
(sınavlara hazırlık) Temsilciliği Ankara
Sınav Merkezi tarafından şahsıma emanet
edildi. 2015 yılındaki dershanelerin
kapatılıp okula dönüşüm sürecinde Balbey
Mahallesi İsmetpaşa Caddesi No:3 Muratpaşa
adresindeki dershanemizi okula
çevirdik. Okulumuzun tenefüshane bahçesi
Balbey koruma alanı içersine dahil olduğu
için sürekli şikayet edildik. Bu durumu da
sonradan öğrendik. Ama mahkemeye verildik.
Bu durum bizi bu bölgede rahat eğitim
öğretim yaptırılmayacağı kararına vardırarak
yeni bir okul yapmayı düşündük.
BILGE ADAM KOLEJI NASILDOGDU?
Bundan dolayı ekonomik gücümüz çok
zayıf olduğu için bankalarla görüşmeler
yaptık. Arsa alım ve okul yapımı teklifinde
bulunduk. Bunun üzerine devlet bankası
olan Halk Bankası bizim geçmişimize
ticari faaliyetlerimizi çok sıkı araştırıp bize
olumlu olarak geri döndü. Biz de bunun
üzerine, okul yapılabilecek araziyi Konyaaltının
ilçesi Uncalı semti “Böcekler Anadolu
Lisesi” yanında 4069 m2 ticari alan arsayı
bulduk. Halk Bankasına ilettik. 05/05/2015
tarihinde 2 milyon TL öz kaynaklarımızdan
olmak üzere 8 milyon TL Halk Bankası destek
vererek bu arsayı satın aldık. Ocak 2016
tarihinde okul inşaatını bu arsada başlattık.
Tabi ki Halk Bankası yüksek değerde, hatırladığıma
göre 27 milyon TL arsa üzerine
ipotek koydu. Tabi ki okulu 1 Eylül
2016 tarihinde yetiştirmek zorundaydık.
Çünkü bankaya 6 ayda bir yüksek oranda
faiz ödüyorduk. Tabi ki banka inşaat
içinde her ay belli oranda ödeme desteği
veriyordu. Ama okulun çabuk bitmesi
için inşaatçılara ve malzemecilere büyük
oranda sıralı çekler kestik. Bir kısmını okul
kayıtlarından,bankadan ödemeler yapıyorduk.
Hatta 2016 Eylül taksitlerin tamamı
ile özkaynaklarımızdan ödemiştik. Tabi ki
bu arada büyük ödemeler eylül ayından itibaren
2016-2017 yılı süresice her ay büyük
ödemelerimizin listesini bankaya ilettik ve
bilgilendirdik. Ama çalıştığımız Eski Sanayi
Halk Bankası şubesi son olarak 2016 Ekim
ayının ödemelerine destek verdi. 1 Kasım
2016 tarihinden itibaren banka bize olan
desteğini hiçbir neden göstermeden kesti.
Halk Bankası’nın Antalya bölge müdürü olan
Ertuğ beye defalarca gittik yalvardık “bu
işe bizi sen soktun, yoksa ben emekli bir
öğretmen olarak böylesine büyük bir yükün
altına girmezdim” dememe rağmen hiç
destek vermedi. Hep Ankara ve İstanbul’u
işaret etti. Oralara da gittik. Oradakiler de
“biz Antalyanın raporuna bakarız” diyip eli
boş döndürdüler. Şubenin müdürü Yaşar
bey emekliliğini
istemişti,onun derdindeydi.
Şubedeki
memur Selçuk
bey de bizimle
ilgileniyordu o da
yetkisiz ve pasif
kaldı.
OLAYLAR NASIL
GELITI?
BANKA NEDEN
DÖNDÜ?
Biz Kasım
2016’dan itibaren
30 Mart 2017’ye
kadar çeklerimizi
yazdırmamak için
perişan olduk, çok
direndik ama 31
Mart 2017’de ilk defa çeklerimiz yazıldı,
okul maceramız adeta o gün bitti. Aşağı yukarı
bu tarihten 1 hafta sonra bölge müdürü
“ben size yardımcı olacağım ama yazılan 35
dolayındaki çekleri ödeyerek toplayıp bize
getireceksiniz” dedi. Biz de yeni bir çılgınlığa
başladık. Çekleri topluyoruz, çok uğraş
verdik ama en sonunda 2017 Nisan ayı
ortalarından itibaren Nisan çekleri yazılmaya
başladı. Korkunç şekilde tüm Antalya ve
Türkiye’de çeklerin yazıldığını duymayan
kalmadı, bir taraftan da çalışanların maaşları
aksadı. İnşaatcılar ve malzemeciler yoğun
bir şekilde üzerimize gelmeye başladılar.
Tabi ki Mart ve Nisan ayına kadar mülk almaya
yöneldik. Bunları teminat göstererek
başka bankalardan kredi kullandık. Maaş
ve borçları ödemeye çalıştık. Bu mülklerin
hepsini çekle aldık.
Hepsi karıştı. Sonunda
okulu satmaya karar
verdik. Temmuz 2017
de 33 milyona yaptığımız
okulu 25 milyona
sattık. Bu satıştan Halk
Bankası’nın bize toplamda
18 milyon destek
vermişti, 19,5 milyonu
ipoteği kaldırmak için
tahsil etti. Halbuki bu
kredi 7 yıllık krediydi.
Bir yıl dolmadan tamamını
tahsil etti banka
bu duruma çok mutlu
olurken biz çok daha
perişan olduk. Okulun
üzerinde 35 dolayında
haciz vardı. Okulun satışıda
hiç yetmedi büyük
borçlarımızda devam etti gitti. Keşke Halk
Bankası bizi bu işe teşvik etmeseydi de bu
işe girişmeseydik. ŞİKAYETÇİYİZ…
BILGE ADAM ADI ANTALYA’YISALLADI
VE MUHTEEM BIR OKUL AÇTINIZ
Tabiki okul inşaatımız devam ederken, 38
yıllık bir eğitimci olmam on binlerce öğrencinin
yetişmesine katkıda bulunmam,
başarılı ve güvenilir bir eğitim grafiği oluşturmam
birilerinin önümü kesme faaliyetinin
olduğuna inanıyorum. Çünkü velilerin
teveheccünü kırmak için velilerimize
telefonlar açılıp mesajlar yoluyla “okulun
açılamayacağı, inşaatın bitmeyeceği” bazı
okul sahipleri tarafından telkin edilmiştir.
Örnek Has Koleji sahibi Derya isimli şahsın
söylentileri ve mesajları.
Ayrıca grup
halinde 1 ekibin
hem Konyaaltı
Belediyesi hem de
İl Milli Eğitim Müdürlüğüne
giderek,
bina ruhsatı ve okul
ruhsatı verilmesinin
eleştildiği
duyumları aldık.
Çok muhteşem, eğitim
öğretime çok
uygun, Hollanda’da
yapılan bir bilimsel
toplantıda övücü
nitelikte konuşulan
bir okul oluşturduk.
1 Eylül 2016 tarihinde eğitim öğretime
açtık. Tabi ki bizim hakkımızda olumsuz
planların yapıldığını bu hareketlerden
anlıyoruz ki müdür tayin ettiğimiz Ş. P. hanımefendi
Türkiye’nin en pahalı kadrosunu
oluşturdu. 100 dolayında annesi babası
öğretmen olan çocuğu ücretsiz okuttu.
Getirdiği velilerde yüksek indirimler yaptı.
Kendisine de 10.000 TL maaş bağladı.
MONO MIMARLIK KÖTÜ NIYETLI MIYDI?
2017 Temmuz ayında okul binasını ve arsasını
25 milyon TL karşılığı İstanbul menşeili
MONO MİMARLIK A.Ş. adında bir şirkete
sattık. Önce de belirtiğimiz üzere 27 milyon
TL ipoteği olan Halk Bankası bu paranın
19,5 milyon TL’sini nakit aldı. Geri kalan
para inşaattan gelen borçlarımızdan %35’e
yakın ipotek ; dolayısıyla alacaklılara hiç
yetmedi bile. Okulu satınca çok borcumuz
kaldı. Bu borçları ödeyebilmek için okula
200 bin TL karşılığı kiracı olduk. Ama 2017
yaz aylarında 2017-2018 Eğitim- Öğretimin
başlangıcından günlük 4 veya 5 grup
avukat ve icralar ayrı ayrı gelerek, aynen şu
cümleyi kurdular “okulu kaldırmaya geldik”
söylemelerine rağmen okul kayıtlarımızın
çok iyi olduğunu düşünerek taahhüt
verdim. Çünkü avukatlarımızın Kahir ekseriyatı
ve alacaklılar sanki hepsi de peşin
hükümlüydü. Hukuka ve alacağa saygımız
sonsuzdur. Ama sanki belli bir merkezden
ön yargı ile geliyormuşçasına işlem yaptılar.
Verdiğimiz taahhütün sayısı 80 dolayındadır.
Halbuki geçmişte 1987-2007 yılları arası
aileme ait bir yayıncılık işletmesinde bulundum.
2006 Mayıs ayından itibaren kurduğumuz
şirketemize ait Türkiye genelinde
büyük bir eğitim markası ve kurumu olan
SINAV Dergisi Dersanelerinin Antalya temsilciliği
şirketimize verildi. Tabiki şirketimiz
şahsım önderliğinde bu eğitim kurumu
2015 yılına kadar başarı ile yürütülmüştür.
Bu tarihten itibaren Devletimizin kararı ile
Dersanecilik sona erdi ve özel okulculuk
başladı. Bizim büyük sıkıntılar da bundan
sonra başladı. Tabiki icra dairelerine ve
avukatlara, alacaklılara verdiğimiz taahhütler
dolayısıyla taahhütleri ödemek için
yoğun çabaya giriştik. Hatta Antalya İcra
Dairelerinde adımız “en iyi borçlu” olarak
konuşuldu. Ama ne yazıkki okulumuzda
2016-2017 Eğitim-Öğretim sonucunda ayrılan
öğretmenlerin ve çalışanlarım bir çoğu
adeta bombalarcasına dedikodu furyasına
giriştiler.

TAHAAHÜTTEN DOLAYI CEZAEVI YOLU
Okul inşaatında gelen borçlarımız için vermiş
olduğumuz taahhütler büyük ölçüde ödenmeye
çalışılmıştır. Her borcun %80 ile %
90’ı arası ödenmiştir. Geri kalan meblağlar
için alacaklılar ve avukatları mahkemeye
başvurarak hakkımda tutuklama kararı
çıkarttırmışlardır. Elimde mal varlığım
ve gelir kaynağım kalmadığı için borçları
ödemeyi ya uzun zamana yaymayı yada
ödeme kolaylığı sağlanmasını alacaklı
arkadaşlarımızdan bekliyorum. 65 yaşında
40 yıla yakın bir eğitimciyim, aynı zaman
şeker hastasıyım alacaklılarımdan anlayış
bekliyorum.
Tüm bu olaylardan sonra ticari itibarım
sıfırlanma noktasına geldi. Antalya‘ya 3
tane özel okul kazandırmış olan şahsımın
girişimcilikte önüm kesildi. 25 yıl devlet
liselerinde 13 yıl özel öğretim kurumlarında
başarıyla eğitim mesleğini yerine getirdiğime
inanıyorum. Bu arada devletin desteğini
arkamda görmek isterken şahsıma 5 yıl
okul kuruculuğu yapamaz yasağı getirilmiştir.
Ben de soruyorum yetkililere bir
eğitimci eğitim işi yapamayacaksa kimler
yapacak? Tüccarlar mı? Sanayici mi yoksa
haldeki komisyoncu mu? Çünkü okul
sahiplerinin tamamına yakını eğitimden
uzaktan yakından ilgisi olmayan başka
meslek sahiplerinin yönetimi altındadır”
dedi.
Başarılı bir okul yapılmasının ardından yaşanan
olaylar inanılır gibi değil… Türlü entrikalarla
türlü dolaplarla Bilge ADAM Koleji
elinden alınan URAZ’ın bıraktığı okulda
şimdi Bedrettin Dalan’a ait İSTEK VAKFI
okulları tarafından eğitime başka kişiler
tarafından devam etmekte iken akıllara şu
sorular geliyor…
Ahmet Hoca’nın başarısını rakipleri neden
çekemedi?
Doğa Koleji’ne destek olan devlet Bilge
Adam’a neden sahip çıkmadı?
Başarılı bir eğitimciye bunu çok mu
gördüler ?

TAHAAHÜT TEN DOLAYI CEZAEVİ YOLU

Okul inşaatında gelen borçlarımız için vermiş olduğumuz taahhütler büyük ölçüde ödenmeye çalışılmıştır. Her borcun %80 ile % 90 ı arası ödenmiştir. Geri kalan meblağlar için alacaklılar ve avukatları mahkemeye başvurarak hakkımda tutuklama kararı çıkarttırmışlardır. Elimde mal varlığım ve gelir kaynağım kalmadığı için borçları ödemeyi ya uzun zamana yaymayı yada ödeme kolaylığı sağlanmasını alacaklı arkadaşlarımızdan bekliyorum. 65 yaşında 40 yıla yakın bir eğitimciyim, aynı zaman şeker hastasıyım alacaklılarımdan anlayış bekliyorum.

PEKİ DİĞER OKUL NASIL OLDU

Balbey de bulunan Sınav Anadolu lisesi ve  Sınav orta okulu  önce Bilge adamı bahane eden Sınav Merkezi  kendi tabelasını indirtdi.  Tek taraflı şekilde  başka bir isimle devam edip kurtulma içindeyken bizimle  yıllardır çalışan H.T. müdürümüzün organizesiyle  ile okulun içini tamamen boşaltıldığını üzülerek öğrendik. Aynı  H.T. isimli müdür  Bilim okulun kurmuş ayrıca  Ö.Ş.ve N.B Yedi iklim okulunu kurmuştur.  Öğrenci ve öğretmenlerinin tamamı benim okullarımdan çıkmıştır yani benim okulumdan iki okula çıkartıp bana BU ŞEKİLDE  kumpas kurdular.

 

Tüm bu olaylardan sonra ticari itibarım sıfırlanma noktasına geldi. Antalya ‘ya 3 tane özel okul kazandırmış olan şahsımın girişimcilikte önüm kesildi. 25 yıl devlet liselerinde 13 yıl özel öğretim kurumlarında başarıyla eğitim mesleğini yerine getirdiğime inanıyorum. Bu arada devletin desteğini arkamda görmek isterken şahsıma 5 yıl okul kuruculuğu yapamaz yasağı getirilmiştir. Bende soruyorum yetkililere bir eğitimci eğitim işi yapamayacaksa kimler yapacak ? Tüccarlar mı ? Sanayici mi ?yoksa haldeki komisyoncu mu? Çünkü okul sahiplerinin tamamına yakını eğitimden uzaktan yakından ilgisi olmayan başka meslek sahiplerinin yönetimi altında dır. Dedi.

Başarılı bir okul yapılmasının ardından yaşanan  olaylar inanılır gibi değil

Türlü entrikalarla  türlü dolaplarla Bilge ADAM  koleji elinden alınan URAZ IN bıraktığı okulda şimdi Bedrettin Dalan a ait  İSTEK VAKFI  okulları tarafından eğiteme başka kişiler tarafından devam etmekte iken akıllara şu sorular geliyor…

Ahmet Hocanın başarısını rakipleri neden çekemedi. ?

Doğa Kolejine destek olan devlet Bilge  Adama neden sahip çıkmadı ?

Başarılı bir eğitimciye bunu çok mu gördüler ?

İŞTE  YAŞANAN BİR GERÇEK OLAY İBRET PARA HIRSI ÇEKEMEMEZLİK VE BUNUN SONUNDA OLANLAR İCLER ACISI BİR DURUMU YANSITIYOR.

BU HABER ASLINDA GERÇEKLERİ ANLATAN BİR SUÇ DUYURUSUDUR