06 Þubat 2012 Pazartesi

HAYATA DÖNMEK

  SEMÝH KÖKEN

          semihkoken03@hotmail.com
         HAYATA DÖNMEK

Bu gün 22.gün Gecenin bir vaktiydi. Gözünden akan yaþlarýn, koridorun kuytu bir köþesine serdiði seccadesinin üzerine düþmesini önleyemiyordu. Bu onun, hakim olamadýðý duygularýnýn somut bir dýþa vurumuydu. Kimsenin kendisini böyle görmesini istemezdi. Çünkü o bir erkekti ve erkekler de aðlamazdý. Ama o aðlýyordu. Sanki bir duygu saðanaðýna yakalanmýþtý. Tutamadýðý gözyaþlarý, yüreðindeki bulutlarla, çakan þimþeklerin oluþturduðu bir yaðmura dönüþmüþtü.
Ellerini açarak þöyle dua etti: "Allahým ! Görüyorsun ki aðlýyorum. Çünkü hastayým. Endiþelerim ve korkularým var. Ben, daha uzun süre bu dünyada yaþamayý hayal ederken, senin takdirin beni ölümün sýnýrýna getirdi. Eðer bu bir ceza ise;ben, bunu hakedecek kadar çok hata mý iþledim? Takdir senindir. Ýznin olursa, bu dünyada bir süre daha kalmak istiyorum. Torunlarýmý okþamayý, onlarýn baþarýlarýyla sevinmeyi, mürüvvetlerini görmeyi arzu ediyorum. Yarýnki ameliyatýmýn hayýrla ve emniyetle sonuçlanmasý için, doktorlarýma ve bana yardým et Allahým ! Sen her þeye kadirsin."
Namazýný bitirdi. Seccadesini katlayýp sessizce odasýna döndü. Yataðýna uzandý ve derin düþüncelere daldý. Dua ederken söylediði, "Eðer bu bir ceza ise; ben, bunu hakedecek kadar çok hata mý iþledim." sözünü hatýrladý. Ardýndan, hastanede kaldýðý yirmi gün içinde her sabah, bir veya iki kiþinin, by pass ameliyatý olduðu aklýna geldi.
Sonra dünyanýn herhangi bir yerinde, nice hastalýklarýn pençesine düþmüþ; dayanýlmaz aðrýlar çeken, acýlar içinde kývranan insanlarý hatýrladý. Bazý nedenlerle sakat kalan, özürlü doðan kimseleri düþündü. Kendi kendine, "Kabul etmekte zorlansak ta galiba hayat, her insan için ayný deðildir." dedi.
Aklýndan geçirdikleri kendisinin, bu dünyada kalp damar sorunu yaþayan binlerce insandan biri olduðunu anlamaya yetmiþti. Duasýnda söylediði o cümleden piþmanlýk duyarak, Rabb inden özür diledi. Bazan sýrayla, bazan da karýþýk biçimde beyninden akýp giden bu "hayal geçidi, " onu biraz rahatlattý. Vakit çok geç olmuþtu. Hiç olmazsa, ameliyat öncesi bir miktar uyuyabilmek için, sað yaný üzerine döndü ve gözlerini kapadý...
Herkesin boyu, çehresi, þekli, biçimi nasýl farklý ise, kaderleri de öyledir. Demek ki ölçüyü biz koyamýyoruz, hesabý biz yapamýyoruz. Yargýlayarak, sorgulayarak veya isyan ederek sonucu deðiþtiremiyoruz. Ýnsanýn yapýp etmelerinin bittiði, bütün çýkýþ yollarýnýn kapandýðý yere geldiðimizde, artýk bütün çareler tükenmiþ; akýl, mantýk ve bilim teslim bayraðýný çekmiþtir. Bu andan sonra yaþamak rastlantýlara, yani kadere kalmýþtýr.
Ýnsan bu noktada, isyanla teslimiyet arasýnda gel gitler yaþayabilir. Her iki durumda da, kendisi için takdir edilmiþ olan deðiþmeyecektir. Fakat vaziyet karþýsýndaki tavrýna göre, kaybedecek veya kazanacaktýr. Burada þu söylenebilir. Ýsyan yolun sonuna gelmek, teslimiyet ise; yürümeye devam etmek demektir.
Hemþirelerden biri elindeki iðneyi, ne kadar uðraþtýysa da kolundaki damara batýramadý. oldum olasý iðneden ürkerdi. Bu iþin uzamasý, tedirginliðini daha da artýrdý. Hemþire, ýsrarýndan vazgeçti ama bu defa da, elinin üzerindeki damarlara yöneldi. Çünkü bunun mutlaka yapýlmasý gerekiyordu.
Ýlk iðneyi saplayarak, bir ucunda þiþeler bulunan hortumlardan birine irtibatladý. Sýra ikinciye geldiðinde  içinden, "keþke uyumuþ olsam da üçüncüyü görmesem !" diye çaresizce sýzlandý. Gerçekten de üçüncü iðneden hiç haberi olmadý. Yani, onun heyecanýný yaþayamadý. Çünkü uyumuþtu. gözlerini açtýðýnda kendisini, loþ ýþýklarýn aydýnlattýðý geniþçe bir salonda yatarken buldu. Ýçeride, ameliyattan çýkmýþ baþka insanlar da vardý. Görebiliyor, duyabiliyor ve düþünebiliyordu. Minarelerden yayýlan sabah ezanlarýnýn sesini iþitebiliyordu. Ama parmaklarý dahil, vücudunun hiç bir organýný hareket ettiremiyordu. Sanki bedeni kilitlenmiþti.
Aðzýna ve burnuna takýlmýþ birer hortum vardý. Bunlardan, burundan giren ve ince olan, oksijen desteði saðlýyordu. Öteki kalýn hortum ise, ucuna takýlan pompa marifetiyle, ciðerlerde biriken sývýyý tahliye etmeye yarýyordu. Belli sürelerle iki hemþire gelip, bu düzeneði kullanarak akciðerleri temizliyorlar, insanýn kendi sývýsýnda boðulup gitmesini önlüyorlardý.
Bir süre sonra parmaklarýnýn hareket etmeye baþladýðýný hissedince sevindi. Ortalýk aydýnlandýðýnda hemþireler nöbet deðiþtirdiler. Yoðun Bakým daki yetkili doktorun kararýndan sonra hortumlar çýkarýldý. Doktor, göðüs boþluðunda biriken akýntýyý dýþarýya veren plastik çubuðu da, biraz oynattýktan sonra, bulunduðu yerden çekti . Öðle vakti geldiðinde, Süheyl artýk yoðun bakým ünitesinden servise gönderilmeye hazýrdý.
Ýþte hayata dönmek bu olsa gerek.Ayýþýðýnýn tüm karanlýklarý aydýnlatmasý dileyiðle

2008-07-13 Bu yazý  405  kere okundu

SON YAZILARI

SEÇÝMÝN GALÝBÝ KÝM? NEDEN ÇEKÝLDÝM MHP FARKI Neden aday oldum KEMERDE KEMER KEMERDE KEMER SIKMA ZAMANI Sezonun bitmesiyle birlikte kemer iyiden iyiye boþaldý ve ýssýz bir görüntü aldý.Her geçen yýl bir önceki yýlý aratýr GEMÝNÝN DÜMENÝ GEMÝNÝN DÜMENÝ Zurnacýbaþý ZURNACI BAÞI

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
UYURKEN SIRTI AÇIKTA KALAN BAÞKAN DÜYASINDA ÝYÝKÝ ABD BAÞKANI OBAMAYI GÖRMEMÝÞ...

Anketler

KEMER BELEDÝYE BAÞKANI KÝM OLSUN
AHMET CAN
BEDRÝ YALÇIN
Hasan ÞEKER
Mustafa GÜL
NECATÝ TOPALOLU
YUSUF ÜRAS
Copyright © 2007 - 2008 Kemerhaber.com
Design By