Ýnsanlar bir araya gelerek toplumlarý, toplumlar birleþerek milleti, millet de teþkilatlanarak devleti oluþturur. Devletin en bariz özelliklerinden biri teþkilatlanmýþ saðlam bir gövdeye sahip olmasýdýr. Aksi takdirde mekanizma çalýþmaz, devlet iþlevsel özelliðini kaybeder. Devlet yönetme fikriyatý alelade bir tez olmaktan çok öte, geniþ ufuklu bir düþünce tarzýna sahip olmayý gerektirir. Çünkü devlet bünyesinde bir milleti, o milletin dinini, dilini, örfünü, geleneðini, göreneðini, ananesini ve ortak deðerlerini muhafaza eder. Bunlarla beraber köklü bir geçmiþ de vardýr. Bu deðerler ancak köklü bir geçmiþ sayesinde oluþur. Ýþte bu noktada çok önemli bir mevzu önümüze geliyor ki o da; devleti devlet yapan bütün özellikleriyle birlikte onu ayakta tutabilen bir “Devlet Adamý” olabilmek. Devlet adamý olabilmek için her þeyden önce o milletin evladý olmak gerekir. Ait olmadýðýnýz millete adamlýk yapamazsýnýz. Devlet adamý milletin her ferdini kendi öz evladý gibi görür ve ona göre davranýr. Devlet adamý milletinin özelini bilir ve ona göre tavýr takýnýr. Dün þöyleydi, bugün böyle, yarýn þu þekilde diye âcizane bir þekilde evlatlarýný kandýrmaz. Milletinin deðerlerinin ayaklar altýna alýnýp çiðnenmesine müsaade etmez. Milleti zorda iken kendi gülemez. Devlet adamý, devletini öteki devletlere karþý layýkýyla temsil eder, milletinin haricinde kimseye boyun eðmez, baþý dik, alný açýk, gözü pek, insan olur. Yaþantýsýyla, davranýþlarýyla, fikirleriyle, fiiliyatlarýyla milletini yansýtýr ve milletine örnek bir hal içerisinde yaþamýný sürdürür. Devleti için olmazsa olmaz deðerleri bilip bunlardan asla taviz vermez. Bu nedenle siyasetçileri tümüyle devlet adamý yerine koyamayýz. Bu az önce deðindiðimiz ve çok daha öte özellikler gerektirir. Siyaset devlet adamý için amaç deðil, milleti ve devleti kâinatýn zirvesine çýkartacak bir araç olmalýdýr. Devlet adamý milyonlarca insandan sorumlu olduðunu bilip ona göre düþünür. Konuþmalarýnda ölçü sahibi olur. Dediðini dinletebilmelidir. Hz. Mevlana “Söz çýktýðý aðza göre deðer kazanýr” diyor. Dolayýsýyla aðzý dualý, gönlü imanlý bir kiþilik olmak gerekir. “Söz aðýzdan çýkmadan sahibinin esiridir, aðýzdan çýktýktan sonra sahibi sözünün esiridir.” diyor Hz. Ali. Dolayýsýyla sözünün eri olmalý, adamlýðý dillere destan mahiyette olmalý, dillere destan Mustafa Kemal gibi olmalý, özgürlüðü ve baðýmsýzlýðý karakter edinmeli. Þimdi bu tariflere uyan, bu özelliklere sahip olan kim var acaba...? Þöyle bir bakýn kemere ve tek tek sayýn... Bir elin on parmaðýný geçmez..Biri kadýn tüccarlarýyla gezer , biri kumluca pavyonlarýnda, biri otel köþelerinde mercimek ayýklar , biri yayla köþklerinde alem yapar ,gezinir dururlar iþ baþa düþtümüde kimseyi göremezsiniz, topu hemen taça atarlar:: Bunlarmýdýr devlet adamlýðý...Kesinlikle hayýr... Kemer böyle adamlarý hakediyormu...Kesinlikle hayýr Kemer tarihinde bir iki kez böyle devlet adamlarý görmüþtür.Benim tanýdðým birisi Nazmi bey diðeride Seddar beydir.Nazmi beyin kýymetini yýlmaz gelince anladýk yýlmazýn gidiþiylede Seddar beyin kýymetine devlet adamý profiline aþina olduk.. Fakat devlet adamlýðý kisvesi altýnda yozlaþmýþ, karektersizleþmiþ bir çok adamcýk vardýrki kraldan çok kralcýlardýr.Ve kralý daima yanýltýrlar.Öyleki onu oluþturan milletinin ferdine bile seni gömerim diyebilirler ama onlarý bu katogoriye almak yanlýþ olur çünkü bu zihniyetlerin geçmiþine bakmanýz gerekir çünkü ya devþirmelerdir yada ne iduðu belirli olmayan cinslerdendirler.Onun için ne uzar nede kýsalýrlar.Kemer gibi bir yerde deðneksiz köye muhtar olmuþ edasýyla ranttan köþe kapma peþindedirler ve bu iþide layýðýyla yaparlar..Ucundan dokunursanýzda böyle bomba gibi patlarlar..Hadi bakalým..göster kendini bir zahmett.gösteremez kendini gösterecekler enseni Ayýþýðýnýn tüm karanlýklarý aydýnlatmasý dileyiðle |