Tayip Erdoðan baþbakanlýðýnda ki Türkiye Cumhuriyeti’nin dýþ siyaseti Ak partinin hükümete gelmesiyle bitlikte çok büyük revizyona uðradý. “Komþularla sýfýr sorun” eksenine oturtulan dýþ siyaset zamanla Türkiye’yi bölgesinin en güçlüsü haline getirdi. “Siyaseti belirlenen” ülke gitti yerine siyaset belirleyen ülke geldi. Ak parti hükümetinden önce Türkiye’nin dostu olan tek devlet Ýsrail’di diðer bütün komþularý düþmandý. Öyle ki Suriye ile savaþýn eþiðine bile gelmiþtik. Ak parti iktidarý ile birlikte Türkiye bütün komþularýyla dost oldu sadece Ýsrail ile düþman oldu. Ama muhalefet buna bir türlü inanmadý. Bahçeli sürekli baþbakan için “BOP eþ baþkaný,O bir görevli, Amerika’nýn bu bölgede ki çýkarlarýný savunmak için “uydu” görevi yapýyor” diye bangýr bangýr baðýrdý. Diðer muhalefet partileri de boþ durmadýlar. “Atlantik ötesinden gelen iþaretler ve talimatlarla hareket ediyor” dediler. “Herkesin gözü önünde ‘one minute’, kapalý kapýlar ardýnda ‘yes please’ diyor” dediler. “IMF ne derse onu yapar dediler” “Ýsrail’in sözünden çýkmaz dediler”. Muhalefet’in bu söylediklerine inananlar ise tam bir bozgun yaþýyorlar. Gelin son haftalarda yaþanýlan olaylara hep beraber bakalým. Önce Ýran’la yapýlan tarihi anlaþma. Brezilya ile birlikte Tahran’a attýrýlan imzalar, ABD’ hesaplarýný alt üst etti. Batý basýný “bunlar boylarýndan büyük iþler yapmaya baþladýlar” diye tercüme etti ABD yönetiminin hissiyatýný. Ýnsani yardým gemilerine saldýrýdan sonra, Obama nýn telefonla görüþme talebine karþýlýk, Erdoðan ýn, Ýsrail in ölü, yaralý ve gözaltýna aldýðý bütün gönüllüleri derhal serbest býrakmasý þartýný sunmasý. Türkiye bu þekilde, Ýsrail e "en büyük müttefiki" ABD üzerinden yaptýrým uygulamýþ oldu. Ve en son Güvenlik Konseyi’nde Amerika’nýn liderliðini yaptýðý yaptýrým kararýna verilen “HAYIR” oyu. Türkiye Amerika’ya karþý üst üste kaç kere “posta koymuþ” görüyor musunuz? Bunlar bir “UÞAÐIN” yapabileceði iþler mi.? Hangi Amerikan uþaðý Ýran’la ticari ve ekonomik anlaþma yapabilir. Hangi Amerikan Uþaðý “kendini dünyanýn hakimi gören”Ýsrail devletine rest çekebilir. Hangi Amerikan uþaðý BM’de Amerika’ya raðmen “HAYIR” diyebilir. Türkiye’nin bu deðiþimini hazmedemeyen Amerika ve Ýsrail yanlýlarý sürekli Türkiye’nin eksenini kaydýðýný pompalamaya çalýþarak Amerikan ve Ýsrail yanlýsý olmayý “MÝLLÝ”ve “KUTSAL” bir görev olarak sunmayý çalýþýyor. Oysa esas tartýþýlmasý gereken“Türkiye’nin batýya ve Amerika’ya baðýmlýlýðý azalmasý”. Sadece askeri alanda deðil Ekonomik olarak ta bunu söyleyebiliriz. Dünya da ki ekonomik krizde 22 ülke IMF den para alýrken Türkiye ÝMF’den para almadan krizden çýkmayý baþarmýþtýr.Zaten ekonomik olarak baþarýlý olmamýþ olsaydý dýþ siyasette bu kadar baðýmsýz davranabilir miydi…Türkiye hem bölgesinde hem dünyada siyasete yön veren bir aktör haline gelmiþtir.Muhalefet ve bazý kesimler ise bunu bir türlü hazmedemediði için kendileri eleþtirilerde sürekli eksen kaymasý yaþýyorlar.Hükümetten kurtulma adýna ülkenin her türlü kutsallarýný feda etmeye çoktan hazýrlar bile. YETER KÝ kendi iktidarlarý sona ermesin……
|