Öncelikle coþku ile kutlanan Nevruzu kutluyorum. Ülkemizde yýllardýr bir asayiþ sýkýntýsýna sebep olan nevruz’u bu yýl toplumumuz bir bayram ve kucaklaþma þeklinde kutladý. Birlik beraberlik mesajlarý verildi. Verilen mesajlarýn ülkemizin geleceði, birlik ve beraberliðin pekiþtirilmesi için son derece önemli olduðunu görüyoruz. Daha nice Nevruzlara huzur ve sükûn içinde ulaþabilmeyi arzu ediyoruz. Gelelim Türk tarihinde nevruz’a Miletlerin kültür hayatlarýnda hem dini hem milli bayramlar çok önemli yer tutar. Bu günler toplumun hep beraber mutlu olduðu, eðlendiði ve bir araya geldiði günlerdir. Bu baðlamda dünya coðrafyasýnda pasifik okyanusu ile Adriyatik denizi arasýnda kalan coðrafi bölgelerde yaþayan, fakat farklý dil. din, ve ýrklara mensup onlarca millet tarafýndan özelliklede milattan önce 3 yüzyýldan buyana yazýlý kayýtlarda milletimizce büyük bir coþku ile kutlanan nevruz, milli bayramlarýmýzdan birisidir. Nevruz aslen Farsça bir kelime olup ‘’Yeni Gün’’ anlamýna gelmektedir. Yazýlý tarihe göre kökü Orta Asya Türklerine dayanan Nevruz bayramý Rumi takvime göre 9 Mart’a rastlamaktadýr. Deðiþik yörelerde kutlama þekli, zamaný, ismi farklýda olsa bu bayramýn ana temasý, baharýn gelmesi, topraðýn canlanmasý, aðaçlarýn kýþ uykusundan çýkýp yeni filiz ve çiçeklerini açmaya baþlamasý itibari ile yeni bir yýlýn ve yeni bir canlýlýðýn karþýlanmasý anlamýnda bayram yapmaktýr. Nevruz milattan önce 3 yüzyýldan beri orta Asya’dan Anadolu’ya Türklerin tabiat/Bahar bayramý, baharý karþýlama sevinci olarak kutlana gelmiþtir.Bu gün nevruzun kutlandýðý coðrafyaya bakar isek Nevruzu Türklerle ayný anda ve ayný þekilde kutlayan millet ve devletleri görürüz.Dolayýsý ile Nevruz bir dinin,bir mezhebin,bir etnik kökenin bayramý deðildir.Nevruzu bir etnik kökene indirgemek,istismar etmek,bir ayrýlýk bir gayrilik unusuru olarak takdim etmeye çalýþmak ise son derece yanlýþtýr. Bu düþüncelerle ayýþýðý okurlarýnýn ve halkýmýzýn nevruzunu kutluyorum. |